Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/247 E. 2026/7144 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/247
Karar No
2026/7144
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3862 E., 2025/4137 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/272 Esas, 2025/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53... . maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis cezası ve 157.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17.11.2025 tarihli ve 2025/3862 Esas, 2025/4137 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın evinde ele geçen madde ile arama sırasında ikamette bulunan ...'nın üzerinde ele geçen uyuşturucu maddelerin karşılaştırmasının yapılmayarak savunma hakkının kısıtlandığı ve eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna, uyuşturucu maddelerin ikamette bulunan ...'ya ait olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna vücut verdiğine, tanık ... ile sanık arasındaki mesajların tavuk alımıyla ilgili olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin ihbarlara istinaden ikametinde ve üzerinde yapılan aramada ticari miktar ve mahiyette uyuşturucu madde ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın ikametinde ele geçen uyuşturucu madde miktarının ticari nitelikte olması, sanık her ne kadar ikamette kalmadığını savunsa dahi arama işleminden saatler önce ikamette olduğunu ve ele geçirilen paypın kendisine ait olduğunu beyan etmesi, tanıklar ... ve ...'in daha önce de sanıktan uyuşturucu madde satın aldıklarını beyan etmeleri, tanık ...'in olay günü sanıktan uyuşturucu madde almak için buluştuklarına ilişkin beyanı, sanığın cep telefonunda uyuşturucu madde ticaretine karine teşkil eden mesajların bulunması ve tanık ...'ın bu mesajların uyuşturucu alımına ilişkin olduğunu beyan etmesi ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, sanığın üzerinden ve ikametinden ele geçen uyuşturucu maddeyi satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17.11.2025 tarihli ve 2025/3862 Esas, 2025/4137 karar sayılı kararında sanık ve müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/247, K. 2026/7144, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-247-e-2026-7144-k-aff759dc5476