Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1987 E. 2026/6266 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1987
Karar No
2026/6266
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2065 Esas, 2025/1614 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2025 tarihli ve 2024/479 Esas, 2025/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 55, 63, 54. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 125.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.09.2025 tarihli ve 2025/2065 Esas, 2025/1614 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1 maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, aramanın hukuka aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete elverişli delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanık ...'in ikametinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurduğu ve uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde istihbari bilgi edinildiği, olay günü 20.07.2024 tarihinde Cumhuriyet savcısından gecikmesince sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emri ile usule uygun olarak sanığın ikametinde yapılan aramada kullanım sınırının üzerinde ... maddesi ve hassas terazi ele geçirildiği, sanığın ticari kasıtla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Tebliğnamede, İlk Derece Mahkemesi kararında ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında her ne kadar suç tarihi 21.07.2024 olarak belirtilmiş ise de, 20.07.2024 olan suç tarihinin hatalı yazılması maddi hata olarak kabul edilmiştir. Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında edinilen istihbari bilgi, bilgi ile uyumlu sanığın yakalanış şekli ile uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli, kolluk tutanakları içeriği, kriminal rapor, ele geçen uyuşturucu maddenin cinsi ve miktarı, ele geçen hassas terazi üzerinde ... kalıntısı bulunması, tutanak mümzii beyanları, cep telefonuna yönelik bilirkişi inceleme raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın ticari kasıtla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulde ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, yukarıda belirtilen eleştiri nedenleri dışında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 19.09.2025 tarihli ve 2025/2065 Esas, 2025/1614 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/1987, K. 2026/6266, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-1987-e-2026-6266-k-688bdce89f60