Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1355 E. 2026/6146 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1355
- Karar No
- 2026/6146
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3438 E., 2025/2368 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2025/25 Esas, 2025/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 19.11.2025 tarihli ve 2025/3438 Esas, 2025/2368 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi Adli arama kararı veya yazılı arama emri olmadan önleme arama kararına istinaden yapılan aramanın usulsüz olması sebebiyle elde edilen delillerin hukuki niteliği bulunmadığından hükme esas alınamayacağına, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti kapsamında değerlendirilebilmesi için Yargıtay içtihatlarında kabul görmüş kriterlerin bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü kolluk ekiplerinin devriyesi sırasında adres bildirilmek suretiyle bir şahsın sokakta uyuşturucu sattığı anonsu üzerine olay yerine gidildiğinde usulüne uygun alınan önleme arama kararına istinaden yaya olan sanığın durdurulduğu, bu esnada sanığın yere araç anahtarı attığının görüldüğü, anahtara basması istendiğinde yakında bulunan bir aracın kilidinin açıldığı, aracın gözle görünür yerinde görülen poşetten uyuşturucu kokusu gelmesi üzerine sanığa poşetin açtırıldığı ve bu şekilde toplamda 55 pakette esrar maddesi ele geçirildiği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Kolluk görevlilerince olay günü yapılan ihbar üzerine önleme arama kararına istinaden şüphe üzerine durdurulan sanığın yere attığı araç anahtarı vasıtasıyla kilidi açtırılan otomobilin gözle görünen yerinde paketçikler halindeki uyuşturucu madde bulunması şeklinde gerçekleşen eylemde, Mahkemenin sübuta yönelik kabulünde isabetsizlik görülmemiş ise de; 1.Suç tarihinin "30.10.2024" tarihi olmasına rağmen "31.10.2024" olarak yazılması, 2.Hakkında uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin herhangi bir ihbar veya istihbari bilgi bulunmayan sanığın, sadece adres bildirilerek uyuşturucu satışı yapıldığına ilişkin ihbar nedeniyle şüphe üzerine durdurulduktan sonra usulüne uygun alınan önleme arama kararına dayanılarak yere attığı otomobil anahtarı vasıtasıyla açtırılan aracın arka koltuğunda bulunan siyah poşeti ilgili merciilerce usulüne uygun olarak verilmiş bir adli arama kararı olmaksızın kolluk ekibinin ısrarı ile açarak uyuşturucu maddeleri teslim etmek şeklinde gerçekleşen eyleminde gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına hizmet ve yardım ettiğinin kabulü ile hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 19.11.2025 tarihli ve 2025/3438 Esas, 2025/2368 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi