Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1357 E. 2026/6147 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1357
Karar No
2026/6147
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3677 E., 2025/2446 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi ... 40. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2025 tarihli ve 2024/332 Esas, 2025/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrürü hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 26.11.2025 tarihli ve 2025/3677 Esas, 2025/2446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Adli arama kararı alınmadan yapılan aramanın usulsüz olması sebebiyle elde edilen delillerin hukuki niteliği bulunmadığından hükme esas alınamayacağına, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup, uyuşturucu maddeyi ticaret değil kullanma maksadı ile bulundurduğuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da kullanma suçu kapsamında kaldığına, uyuşturucu maddelerin çeşitlilik göstermesinin tek başına ticaret yapıldığı anlamına gelmeyeceğine, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine, olayda uyuşturucu ticaretinde kullanılan materyallerin ele geçirilmediğine, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti kapsamında değerlendirilebilmesi için Yargıtay içtihatlarında kabul görmüş kriterlerin bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü şüphe üzerine durdurulan sanığın kaba üst araması yapılacağı sırada kaçmaya başladığı, kaçarken cep telefonunu yere attığı, kovalama sonucu yakalanan sanığın üzerinde usulüne uygun alınan karar uyarınca yapılan aramada değişik miktarlarda eroin ve ... maddelerinin ele geçirildiği, ekranı kırılan cep telefonunda yapılan incelemede ise uyuşturucu alışverişine ilişkin yazışmaların bulunduğu, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 26.06.2024 tarihli kriminal rapor, ele geçen uyuşturucu maddelerin farklı türde olması, sanığın cep telefonunda tespit edilen yazışmalar ve sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 26.11.2025 tarihli ve 2025/3677 Esas, 2025/2446 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/1357, K. 2026/6147, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-1357-e-2026-6147-k-c0ecee17f6c9