Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1361 E. 2026/6144 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1361
- Karar No
- 2026/6144
- Karar Tarihi
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2879 E., 2025/2155 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2025 tarihli ve 20245/148 Esas, 2025/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/2879 Esas, 2025/2155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafileri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın aracında yapılan aramanın usulsüz olması sebebiyle elde edilen delillerin hukuki niteliği bulunmadığından hükme esas alınamayacağına, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup, uyuşturucu maddeyi ticaret değil kullanma maksadı ile bulundurduğuna, kan ve idrar testi yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da kullanma suçu kapsamında kaldığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair yeterli delil elde edilemediğine, olayda uyuşturucu ticaretinde kullanılan materyallerin ele geçirilmediğine, sanık hakkında ihbar, fiziki ve teknik takip bulunmadığına, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti kapsamında değerlendirilebilmesi için Yargıtay içtihatlarında kabul görmüş kriterlerin bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 06.12.2024 tarihi yerine 07.12.2024 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Dava dosyası kapsamına göre, olay günü kolluk ekiplerinin devriyesi sırasında şüphe üzerine sanığın yanına gidildiğinde park halindeki aracın kendisine ait olduğunu söylemesi üzerine usulüne uygun alınan önleme arama kararı uyarınca aracın gözle görünür yerlerine bakıldığında vites arkasındaki orta konsolda görülen bantlı çorabın ne olduğu sorulunca sanığın rızaen çorabı teslim ettiği, bakıldığında 2 paket halinde kokain maddesi bulunduğu, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, 08.01.2025 tarihli kriminal rapor, ele geçen uyuşturucu madde miktarı ile sanığın kısmi ikrar içerir savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/2879 Esas, 2025/2155 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.