Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/9720 E. 2026/4028 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/9720
- Karar No
- 2026/4028
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1818 Esas, 2025/564 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama SUÇ TARİHLERİ : 13.10.2023, 22.10.2023 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2024 tarihli ve 2024/62 Esas, 2024/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a,b, 43/1, 62, 52, 53, 58, 63,54. maddeleri uyarınca 16... ay 7 gün hapis cezası ve 34.360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ,hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.06.2025 tarihli ve 2024/1818 Esas, 2025/564 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularını 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, 22.10.2023 tarihinde usule uygun arama yapılmadığına, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, fiziki takip tutanakları ve tutanak mümzii beyanlarının hükme esas alınamayacağına, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/4-a,b maddesinin hatalı uygulandığına, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; Sanık hakkında uyuşturucu madde sattığına yönelik istihbari bilgi edinildiği, kolluk ekibinin istihbari bilgiye göre sanığın uyuşturucu madde sattığı güzergahta fiziki takibe başladığı, sanığın 13.10.2023 tarihinde kullanıcı tanık E.E. ile buluştuğunun görüldüğü, sanık ve tanığın birbirlerine birşeyler alıp verdikleri sonrasında kolluk ekibinin kullanıcı tanık E.E.'yi durdurduğu, kullanıcı tanığın kaçtığı ve kaçarken yere sanıktan almış olduğu uyuşturucu maddeyi attığı akabinde yakalandığı, yine sanığın 22.10.2023 tarihinde kullanıcı tanık E.B. ile buluştuğu ve tanığa uyuşturucu madde verdiği, kolluk ekiplerinin sanığı ve E.B.'yi durdurdukları, sanığın yere şeffaf poşete sarılı uyuşturucu madde attığı, Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emri ile usule uygun yapılan aramada sanığın ve tanık E.E. nin üzerinden uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak ve satmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında hüküm kurulduğu sırada, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a,b, 43/1. maddeleri uyarınca belirlenen 20... ay 15 gün hapis cezası üzerinden, aynı Kanun'un 62. maddesi gereği indirim yapıldığı esnada, sonuç cezanın 17... ay 7 gün yerine 16... ay 7 gün şeklinde belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kolluk tutanakları içeriği, kriminal rapora göre ele geçirilen uyuşturucu maddelerin Esrar, ... ve THC ihtiva eden Esrar elde edilmesine elverişli hint keneviri bitki parçalarının olduğunun tespiti, sanığın yakalanış şekli, tanık beyanları , tutanak mümzii beyanları, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, kamera kayıtları, cep telefonu inceleme raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iki hazirun bulundurulmadan tek hazirun ile ikamet araması yapılmasının şekli bir eksiklik olduğu, 13.10.20 23... .10.2023 tarihlerinde gerçekleşen eylemler arasında geçen zaman aralığı, herhangi bir fiili veya hukuki kesintinin gerçekleşmemiş olması gözetildiğinde sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı bir suçu birden fazla işleyerek zincirleme şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarıda eleştiri konusu yapılan husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.06.2025 tarihli ve 2024/1818 Esas, 2025/564 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2026 tarihinde karar verildi.