Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/9013 E. 2026/5037 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9013
Karar No
2026/5037
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1474 E., 2025/1169 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2025 tarihli ve 2025/37 Esas, 2025/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 26.06.2025 tarihli ve 2025/1474 Esas, 2025/1169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu maddeyi kullanma maksadıyla bulundurduğu; kan ve idrar testi sonuçlarına göre uyuşturucu kullandığının tespit edildiği; suç vasfının hatalı tayin edildiği; ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırları içinde kaldığı; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği; şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği; delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığı anlaşılmakla, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin istihbari bilgi alınması üzerine başlatılan fiziki takip sırasında, sanığın kolluk görevlilerinden kaçarken uyuşturucu maddeleri yere attığı; ikametinde yapılan aramada da uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmakla, bu suretle sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, istihbari bilginin içeriği, fiziki takip tutanağı, tutanak tanığının beyanı, sanıktan ve sanığın ikametinden ele geçen maddenin cinsi ve miktarına göre, sanıktan ele geçen uyuşturucu maddeyi de yine satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanığa verilen adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra, kararda ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yer verilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 26.06.2025 tarihli ve 2025/1474 Esas, 2025/1169 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünden, "...taksitlerden birisi süresinde ödenmediği takdirde kalan ayların taksitlerinin tamamının bir defada sanıktan alınmasına ve..." ifadesinden sonra "ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin" ibaresi eklenmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/9013, K. 2026/5037, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-9013-e-2026-5037-k-8af542011e65