Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/7363 E. 2026/7589 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7363
- Karar No
- 2026/7589
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/945 E., 2025/962 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla; gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2025 tarihli ve 2024/442 Esas, 2025/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-4a, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirliğe karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2025/945 Esas, 2025/962 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, Yargıtay tarafından eylemin uyuşturucu madde ticareti kapsamında kaldığının tespitinde aranan kriterlerin müvekkili açısından gerçekleşmediğine, sanık aleyhine tanık ...'ın beyanda bulunduğuna, ancak sanığın bu şahıstan uyuşturucu madde aldığını beyan ettiğine, bu nedenle sanık ile bu şahıs arasında husumet bulunduğuna, tanık ... hakkında sanığın beyanları doğrultusunda yürütülen soruşturma bulunduğuna, müvekkilinin cep telefonunda bulunan mesaj içeriklerinin sanığa okunmadan, bu konuda savunması alınmadan hükme esas alındığına, ayrıca cep telefonu mesaj içeriklerinin sanığın kullanıcı olduğunu gösterdiğine, sanıktan elde edilen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırında kaldığına, eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu sabit olmasına rağmen mahkemece suç vasfında yanılgıya düşülerek eylemin uyuşturucu madde ticareti olarak kabulü ile mahkumiyet hükmü tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; uyuşturucu ticareti kapsamında soruşturma yürütülen şahısların ifadelerinde sanığın isminin geçmesi ile sanığın evinde yapılan aramada sentetik kannobinoid ele geçirildiği; bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay ve yakalama tutanaklarının içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği ve miktarı, tanık ...'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifadeleri ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün ve hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulması isabetli olduğu, arama işleminin hukuka uygun olduğunu, sanığın telefon incelemesinin soruşturma aşamasında yapılması ile sanık müdafiinin 05.11.2024 tarihli bu konuda savunma dilekçesi verdiği ve iddianame içeriğinde de tüm delillerin belirtildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde eleştiri konusu dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2025/945 Esas, 2025/962 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.