Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/5359 E. 2026/2234 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5359
Karar No
2026/2234
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1089 E. 2025/546 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Keşan Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2025 tarih ve 2024/1 91... /23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/1, 188/4-a, 35/2, 52, 53, 55... maddeleri uyarınca 27 yıl hapis ve 180.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.02.2025 tarihli ve 2025/1089 Esas, 2025/546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, gerekçenin yeterli olmadığı, teşebbüs nedeniyle uygulanan indirim oranının az olduğu, takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı olduğu, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, İpsala sınır kapısından geçmek üzere gelen sanığın sevk ve idaresindeki aracın çekicisinin içinde sağ tarafındaki yolcu koltuğu ve ön konsol arasındaki ayak basma bölümüne konulmuş 47*25*47 ebatlarındaki siyah renkli bidon içerisinde ... maddesi ele geçtiği, uyuşturucu madde ihraç etme suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, savunma, tanık beyanları, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından olay günü yurtdışına çıkış yapmak üzere .. ... Kapısına .. .. Anbarı .. Kar.Nak.Taş. firmasına kayıtlı tır ile gelen sanığın ... tescil işlemleri ardından aracında yasak veya kaçak herhangi bir eşya bulunmadığını beyan etmesi üzerine X-ray taramasına sevk edildiği, araçta yüklü miktarda ... maddesi ele geçtiği, sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi ihraç etmeye teşebbüs etmek suretiyle atılı suçu işlediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen "cezada orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının ve teşebbüs indirim oranının isabetli olduğu ve mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanığın üzerinden ele geçen ve adli emanetin 2023/314 sırasında kayıtlı olan 1.510,00 TL paranın, suçtan elde edildiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı halde müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin, 27.02.2025 tarihli ve 2025/1089 Esas, 2025/546 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, .. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının mahsus bölümünden kazanç müsaderesine ilişkin bölümünün çıkarılarak yerine “Adli Emanetin 2023/314 sırasında kayıtlı olan 1.510,00 TL paranın suçtan elde edildiği sabit olmadığından sanığa iadesine,” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Keşan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/5359, K. 2026/2234, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-5359-e-2026-2234-k-7357b880fe7e