Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4833 E. 2026/9075 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4833
- Karar No
- 2026/9075
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/416 E., 2025/ 386 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2024 tarihli ve 2024/234 Esas, 2024/473 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a,b, 52, 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis ve 36.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 27.02.2025 tarihli ve 2025/416 Esas, 2025/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın gerekçeli olmadığına, sanığın kullanıcı olduğuna, tutanak tanıkları beyanları ile Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-b maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, tutanak tanığı ile arasında husumet olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, alt sınırdan uzaklaşılarak verilen cezaya, eksik inceleme ile karar verildiğine, kullanıcı tanığın mahkemede döndüğü kolluk beyanının hükme esas alınamayacağına ve sübuta ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, alınan ihbar üzerine yapılan fiziki takipte sanık ile tanık arasında uyuşturucu alışverişinin kolluk görevlileri tarafından görüldüğü, tanığın sanıktan aldığı kolluk görevlilerini görünce yere attığı poşette ve sanığın üzerinde ADB-4EN-PINACA ve MDMB-4EN-PINACA içerir madde ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, keşif ve bilirkişi raporları ile suç yerinin, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 27.02.2025 tarihli ve 2025/416 Esas, 2025/386 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.