Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4746 E. 2026/7110 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4746
- Karar No
- 2026/7110
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/243 E., 2025/404 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2024 tarihli ve 2024/159 Esas, 2024/274 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 62/1, 52, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 37.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 15 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04/02/2025 tarihli ve 2025/243 Esas, 2025/404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kolluk tarafından tutulan tutanağın gerçeği yansıtmadığına, arama işleminin usulsüz olduğuna, sanığın müsnet suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına, ele geçirilen uyuşturucunun kişisel kullanım sınırında kaldığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, masumiyet karinesine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, alınan istihbari bilgi ve ihbar üzerine fiziki takibi yapılan sanığın 2 şahısla uyuşturucu alışverişi yaptığının görülmesi üzerine, kolluk güçlerinin müdahale edeceği sırada sanık dışındaki kişilerin olay yerinden kaçtığı, sanığın da kaçmaya çalışırken yere attığı lateks eldivenden ... ve THC ihtiva eden esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi; sanığın ikametinden THC ihtiva eden esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi ve hassas terazi ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2025/243 Esas, 2025/404 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.