Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4719 E. 2026/8491 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4719
- Karar No
- 2026/8491
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1559 Esas, 2025/1465 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Aksaray 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2025 tarihli ve 2024/129 Esas, 2025/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2025 tarihli ve 2025/1559 Esas, 2025/1465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-c maddesi uyarınca sanık lehine etkin pişmanlık indirimi uygulanmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Dava dosyası kapsamında cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırında olduğuna ve kullanım amacı ile bulundurulduğuna, savunma ve adil yargılanma hakkının kısıtlandığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin üst sınırdan uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu olayda, kolluk görevlilerince devriye yapılan devriye görevi sırasında sanığın da içinde bulunduğu aracın durumundan şüphelenilerek durdurulduğu, sanığın araçtan indikten sonra oturduğu yerdeki paspas üstüne dökülmüş halde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda, sanığın ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanım amacı dışında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemesi ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, “303. maddenin birinci fıkrasının "(a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı halinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verileceği belirtilmiştir. Yapılan yargılamaya göre, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince "Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelik aleyhine kolluk görevlilerince öncesinde edinilmiş herhangi bir istihbari, teyide muhtaç bilgi, ihbar bulunmaması, bu kapsamda söz konusu aracın yalnızca şüphe üzerine durdurulması, araçta sanığın tek başına olmaması, aracın şoför makamında "..." isimli şahsın bulunması, araç sahibinin sanık olmaması, ...'e ait olması, sanığın araç sağ arka koltuğunda oturuyor olması, ele geçen toplam sentetik ... miktarının 20,2 gram olması, araçta bulunan kişi sayısı nazara alındığında; iş bu miktarın "kişisel kullanım sınırları" dahilinde kalacak olması, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunun dosyada mevcut bulunan vücut örneği analiz raporundan anlaşılması nazara alındığında; sanığın esasında ön mülakattan itibaren ele geçen uyuşturucu maddenin tamamını münferiden sahiplenerek; "suçunun vasfını ortaya çıkarmaya" yönelik katkı sağladığı, ancak; ele geçen iş bu uyuşturucu maddenin sanığın oturduğu sağ arka paspas üzerinden dökülmüş vaziyette ele geçirilmesi, sanığın cep telefonuna yansıyan ve uyuşturucu madde ticareti içerikli mesajlarının bulunması, araçta bulunan, araç sahibi ve şoförü olan ve hazırlık aşamasında dinlenmeyip ilk kez kovuşturma aşamasında dinlenen tanık ...'in "...uyuşturucu maddenin esasında kendisine ait olmadığını..." beyan etmesi nazara alındığında; söz konusu katkının derecesinin en üst hadden olamayacağı anlaşılmakla; bu suretle sanık hakkında uygulanma koşulları oluşmasına rağmen; TCK'nun 192/3 maddesi uygulanmaksızın, sanık aleyhine fazlaca cezaya hükmolunması" gerektiğinden bahisle hükmün düzeltilmesinin mümkün olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesinin uygulanmasından sonra aynı Kanun'un 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca indirim yapılarak 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 83.300TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş ise de, mahkemece dayanılan düzeltme sebebinin 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi atfı ile aynı Kanun'un 303/1-a, c, d, e, f, g ve h bentleri kapsamında bulunmadığı, aynı Kanun'un 280/1-c maddesinde düzenlenen başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ya da şahsi cezasızlık sebeplerine bağlı daha az ceza verilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak hüküm kurulması gerekli iken bu usule uyulmaksızın hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2025 tarihli ve 2025/1559 Esas, 2025/1465 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı, kararın niteliği ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma sebebine göre Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.