Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3812 E. 2026/8243 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3812
- Karar No
- 2026/8243
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4825 E., 2025/248 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2024 tarihli ve 2024/453 Esas, 2024/481 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4. ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03/02/2025 tarihli ve 2024/4825 Esas, 2025/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, ele geçen terazinin sanık tarafından uyuşturucu kullanımı için uyuşturucunun alımı sırasında kandırılmamak amacıyla kullanıldığına ve sanığın 25.04.2024 tarihli diğer eylemi de dikkate alınarak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen Uğur'a uyuşturucu sattığı ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve UYAP sisteminden yapılan incelemede sanığın temyiz dışı 25.04.2024 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi nedeniyle aynı gün yakalandığı ve ikametinde arama yapılarak savunmasının alınmış olması nedeniyle fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yineleyerek temyize konu eylemi işlediğinin anlaşılması karşısında, belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu bu suretle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; kullanıcı tanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan beyanları ve sanığı fotoğrafından teşhisi, sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarı, tanık Uğur'da ele geçen uyuşturucuların sarılı olduğu iki adet kahverengi, çarşaf tabir edilen kağıtların devamı niteliğinde olan diğer kağıtların sanığın ikametinde ele geçirilmesi, kullanıcıda ve sanığın ikametinde ele geçirilen esrar ve metamfetaminin aynı tür uyuşturucular olması, sanığın ikametinde ... ve kokain kalıntısı bulunan bir adet hassas terazinin ele geçirilmesi, sanığın telefonunda 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucu hazırlanan tutanak içeriği, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.02.2025 tarihli ve 2024/4825 Esas, 2025/248 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.