Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2819 E. 2026/3295 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2819
- Karar No
- 2026/3295
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2600 E., 2024/2806 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli ve 2023/502 Esas, 2024/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 26.12.2024 tarihli ve 2024/2600 Esas, 2024/2806 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Arama kararı alınmadan elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, sanıkla birlikte yakalanan N.B.'nin ve işlem yapan kolluk görevlilerinin tanık olarak dinlenmeden hüküm kurulduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, suçun unsurlarının da oluşmadığına, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerinin rutin devriye görevlerini ifa ederken, durumundan şüphe edilmesi nedeniyle sokak üzerinde durdurulan sanığın GBT sorgusunun yapılmak istendiği sırada avucundaki bir maddeyi ağzına atıp kaçmaya çalıştığı, kısa bir kovalamaca sonucu yakalandığı ve ağzındakini çıkartmasının istenmesi üzerine 2 parça halinde biri alüminyum folyoya sarılı bir miktar eroin, diğeri beyaz kağıda sarılı bir miktar ... olduğunun anlaşıldığı, ayrıca sanığın yapılan kaba üst yoklaması sırasında bel çantası içerisinde ne olduğu kendisine sorulduğunda şeffaf poşete sarılı bir miktar bonzai maddesini ve bir adet uyuşturucu içmede kullanılan cam aparatı görevlilere teslim ettiği, sanığın ticaret maksadıyla uyuşturucu maddeleri bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dava konusu olaya ilişkin yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, sanığın uyuşturucu raporu, kriminal rapor ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıktan ele uyuşturucu maddelerin cins ve miktarı, çeşitliliği, ele geçen uyuşturuculardan sentetik ... maddesinin kişisel kullanım sınırının üzerinde olması dikkate alındığında, sanığın söz konusu maddeleri ticari maksatla bulundurduğu yönündeki Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın ağzından ve bel çantasından çıkardığı maddeleri kendi rızasıyla teslim ettiği, ancak rızasıyla teslim etmeseydi dahi kolluk görevlilerince arama kararı alınması için makul şüphe sebebinin oluşması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının da oluşmadığı, dava dosyasında bulunan kolluk tutanağının açık ve anlaşılabilir olduğunun anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin, arama kararı alınmadan arama yapıldığına, tutanak mümziilerin beyanlarının alınmadığına dair ve sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 26.12.2024 tarihli ve 2024/2600 Esas, 2024/2806 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.