Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2772 E. 2026/4967 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2772
- Karar No
- 2026/4967
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2502 E., 2024/2610 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafiileri duruşma talebinde bulunmuş ise de; temyiz süresinden sonra yapıldığı belirlenen duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2024/157 Esas, 2024/433 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına sanıklar ...ve ... hakkında verilen cezanın birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında verilen cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2024/157 Esas, 2024/433 Karar sayılı kararı hakkında sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.12.2024 tarihli ve 2024/2502 Esas, 2024/2610 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Hükmün yeterli gerekçe içermediğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar ...ve ...'ın annesi, sanık ...'in ise eski eşi olan ...tarafından dosyaya sunulan dilekçenin ek beyan dilekçesi olduğu, temyiz talebi niteliği bulunmadığı değerlendirilerek yapılan temyiz incelemesinde; Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda Diyarbakır ili, Siverek Caddesinde bulunan bir site karşısındaki boş arazide ...ve ... isimli kardeşlerin uyuşturucu madde yetiştirdiği ve sattığı yönünde bilgiler elde edildiği, 21.09.2023 günü bahse konu araziye gidildiğinde, kayalıkların arka kısmında bir baraka olduğunun görüldüğü, bu barakanın etrafında 4 kişi olduğunun görüldüğü, kolluk görevlilerini fark eden bu 4 kişinin kaçmaya başladığı, aralarından... isimli kişinin olay anında yakalanabildiği, ... isimli kişinin üzerinde esrar uyuşturucu maddesinin ele geçirildiği, baraka içinde ve yakındalarında yapılan aramada da toz esrar ve kubar esrarların ele geçirildiği, ayrıca siyah bir el çantası içinde sanık ... adına düzenlenmiş kimlik tanıtım kartı ile telefon ile kılıfı arasında sanık ... adına düzenlenmiş kimlik kartının ele geçirildiği, ...'nın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sanıklardan aldığını söyleyerek sanıkları teşhis ettiği, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Olayın intikal şekli, uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine ilişkin kolluk tarafından düzenlenen tutanak, tanık...'ya soruşturma aşamasında müdafii huzurunda yaptırılan teşhis ve buna ilişkin tutanak, sanıkların aşamalardaki dosya kapsamına ve olağan hayat tecrübelerine uygun düşmeyen savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ... ve ...hakkında verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden a-) Olayın intikal şekli, uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine ilişkin kolluk tarafından düzenlenen tutanak, tanık...'ya soruşturma aşamasında müdafii huzurunda yaptırılan teşhis ve buna ilişkin tutanak, sanık ... ile diğer sanıkların aşamalardaki dosya kapsamına ve olağan hayat tecrübelerine uygun düşmeyen savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafiinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, düzeltme nedeni dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. b-) 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık ...'in koşullu salıverilmeden yararlandırılmamasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiş ise de, bahse konu husus Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR 1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.12.2024 tarihli ve 2024/2502 Esas, 2024/2610 Karar sayılı sanıklar ... ve ... hakkında kurulan kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.12.2024 tarihli ve 2024/2502 Esas, 2024/2610 Karar sayılı sanık ... hakkında kurulan kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünde, hüküm fıkrasının (9) numaralı paragrafında sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmında yer alan "Sanığın 5275 sayılı Kanun'un 108/3 maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına," ibaresinin çıkarılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmün niteliğine ve sanıkların tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.