Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2708 E. 2026/8151 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2708
Karar No
2026/8151
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4101 E., 2024/4255 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti SUÇ TARİHLERİ : 22.02.2024-23.02.2024 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Soma Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2024 tarihli ve 2024/235 Esas, 2024/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 297/1-son, 62, 52, 53... /6. maddeleri uyarınca 18... ay hapis cezası ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/4101 Esas, 2024/4255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın ceza evine yasak eşya sokma kastının bulunmadığına, sanığın kahvehanede yakalandıktan sonra aynı ceketle ev aramasında, nezarethanede ve ertesi gün yapılan sorguda bulunduğuna, daha önceden içmek için aldığı maddeyi ceketinde unuttuğunu fark eder etmez ceza infaz kurumunda görevlilerce arama dahi yapılmadan sanığın kendisinin teslim ettiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 297. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın cep telefonu inceleme tutanağında bahsi geçen şahıslara uyuşturucu madde verdiğini ikrar ettiği ve yine savunmasında bir kısım şahısların ismini vererek yardımcı olmak suretiyle etkin pişmanlıkta bulunduğuna, hatalı ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 22.02.2024 tarihinde, sanığın kahvehanede uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin istihbari bilgi üzerine, bahse konu iş yerine gidildiği, içeride bulunan sanığın kaba üst yoklaması yapıldığı yerin hemen yakınında 1 paket ... bulunduğu, akabinde alınan mahkeme kararına istinaden sanığın ikametinde 6 paket ... ile 70 adet kesilmiş vaziyette alüminyum folyoların ele geçirildiği, sanığın soruşturma kapsamında 23.02.2024 tarihinde Soma Sulh Ceza hakimliğinin 2024/52 sorgu sayılı kararıyla tutuklanmasına karar verildiği ve Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiği, sanığın ceza infaz kurumuna girişi sırasında yapılan aramada ceketinin iç astar kısmında poşet içinde ... ele geçtiği, bu şekilde sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma ve infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ele geçen maddenin miktarı, niteliği, cep telefonunda uyuşturucu madde ticaretine yönelik olduğu değerlendirilen mesajların tespit edilmesi, sanık savunması, kriminal raporlar ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulün isabetli olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1.Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve tutanak içeriklerinden, istihbari bilgi üzerine kahvehanede görülen sanığın yakınında uyuşturucu madde ele geçmesi üzerine soruşturmaya başlandığı, mahkemeden alınan karar uyarınca sanığın ikamet aramasında uyuşturucu maddelerin bulunduğu ve akabinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslimi sırasında yapılan üst aramasında ceketinin iç astarında uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda, sanığın tüm aşamalarda ceketinin cebine içmek için koyduğu uyuşturucu maddenin ceketin delik olması nedeniyle astarına düşmüş olduğunu ve bu maddenin üzerinde olduğunu unuttuğunu, yakalandıktan sonra kolluk görevlilerinin üzerini aramadığını ve kasten cezaevine madde sokmadığını savunması, hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Anayasanın 38/5. maddesi ile ceza hukukunun temel prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alındığında, üzerindeki ceketle kahvehanede yakalanıp soruşturma işlemlerinin ardından tutuklanarak cezaevine kendi rızası haricinde ve görevlilerin gözetim ve denetiminde getirilen sanığın üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi cezaevine sokma kastıyla görevlilere teslim etmediği şeklinde bir sonuca varılamayacağı, ceza infaz kurumuna yasak eşya sokma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanığın eyleminin bir bütün olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 297/1-son maddesi uyarınca 1/2 artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, 2.Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulamayacağı, sanık hakkında ikinci kez tekerrüre esas alınan Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/508 Esas ve 2018/151 Karar sayılı ilamın infaz edildiği 16.11.2020 tarihinden temyize konu dosyanın suç tarihi olan 23.02.2024 tarihine kadar üç yılın geçtiği ve bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.12.2024 tarihli ve 2024/4101 Esas, 2024/4255 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Soma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Olay günü, 22.02.2024 tarihinde, hakkında istihbari bilgi alınan sanığın kahvehanede kaba üst yoklaması yapıldığı yerin hemen yakınında 1 paket uyuşturucu madde ele geçirildiği ve akabinde mahkeme kararına istinaden sanığın ikametinde 6 paket ... ile 70 adet kesilmiş vaziyette alüminyum folyoların ele geçirildiği, bu eylem nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan gözaltına alınan sanığın tutuklamaya sevk edilerek 23.02.2024 tarihinde Soma Sulh Ceza hakimliğince tutuklanmasına karar verildiği ve Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevki sağlanarak ceza infaz kurumuna girişi sırasında yapılan aramada ise ceketinin iç astar kısmında poşet içinde ... ele geçtiği olayda, sanığın ceketinde ele geçen uyuşturucu maddeyi unuttuğunu savunmuş ise de, yüksek miktardaki ele geçen bu uyuşturucu maddeyi unutmasının veya fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, uyuşturucu madde ticareti suçundan tutuklanarak ceza infaz kurumuna getirilen sanığın üzerindeki maddeyi teslim etmesinin sanığın kendisi aleyhine de bir sonuç doğurmayacağı ve sanığın bu maddeyi görevlilere teslim etmesinin yeni bir suçun ikrarı ve delillerinin istenmesi anlamına gelmeyeceği, sanığın üzerinde uyuşturucu var demesi halinde işleyeceği suçla ilgili zaten mevcut soruşturma bulunduğu anlaşıldığından, sanığın ticari amaçla uyuşturucu bulundurmak ve ceza infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçlarını işlediği, ancak 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi ve 297/1-son cümlesi gereğince atılı uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılmasının yerinde olduğu hükmün onanması kanaati ile sayın çoğunluğun ceza infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 297/1-son cümlesi uyarınca artırım yapılamayacağı yönündeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 10.06.2026

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/2708, K. 2026/8151, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-2708-e-2026-8151-k-eb36c320c674