Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/14142 E. 2026/3495 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/14142
- Karar No
- 2026/3495
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/297 E., 2022/468 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 20.01.2021, 24.01.2021, 06.03.2021, 09.03.2021 İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hükümlü hakkında İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/297 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 21.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2025/16010 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2025 tarihli ve KYB-2025/143404 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 Esas, 2025/6105 Karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 Esas, 2025/4659 Karar sayılı ilâmında da belirtildigi üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına iliskin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulundugundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz süresinin gösterilmemesi sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının de gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 17.03.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/56702 sayılı soruşturma dosyasında 04.05.2018 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, şüphelinin 10.06.2018 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2018 tarihli iddianamesi ile İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/1159 Esas, 2019/353 Karar sayılı kararı ile ihlal sayılan eylemin sabit olmadığı, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında ısrar şartının gerçekleşmediği belirtilerek kamu davasının durmasına karar verildiği, B. Sanığın 20.01.2021 tarihli eylemine ilişkin sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olduğu belirtilerek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2021 tarihli 2021/13556 Soruşturma, 2021/11458 Esas, 2021/8204 sayılı iddianamesi ile İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Sanığın 24.01.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli ve 2021/267 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/297 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Sanığın 06.03.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2021 tarihli ve 2021/592 Esas, 2021/538 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/297 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, E. Sanığın 09.03.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2021 tarihli ve 2021/530 Esas, 2021/490 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/297 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, F. İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/297 Esas, 2022/468 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 21.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. Sanık hakkında 17.03.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 2018/56702 sayılı soruşturma dosyasında 04.05.2018 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, 10.06.2018 tarihli eylem ihlâl kabul edilerek kaldırılmasının ardından, 16.08.2018 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında ihlal sayılan eylemin sabit olmadığı, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında ısrar şartının gerçekleşmediği belirtilerek İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/1159 Esas, 2019/353 Karar sayılı "durma" kararı verildiği, ve kararın kesinleştiği, durma kararı üzerine 20.01.2021 tarihli eylemli nedeniyle ikinci kez İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2021 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli olarak değerlendirilerek mükerrer iddianame düzenlenerek açılan kamu davasında mahkûmiyetine karar verildiği, ancak, İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/1159 Esas, 2019/353 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi sonrasında ve erteleme süresi zarfında yükümlülüklere uymadığının anlaşılması halinde, sadece durma kararı verilen dosyaya bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerektiği, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin 15.03.2021 tarihli iddianame mükerrer kamu davası açıldığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olduğu anlaşılmakla, suçun sübutu yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.