Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13728 E. 2026/3955 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/13728
Karar No
2026/3955
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3037 E., 2025/1786 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2025 tarihli ve 2024/227 Esas, 2025/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.09.2025 tarihli ve 2025/3037 Esas, 2025/1786 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, arama işleminin usulsüz yapıldığına, sanığın kullanmak maksadıyla maddeyi satın aldığına, satma amacının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanmaktan ceza verilebileceğine, etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmediğine, duruşmalı inceleme taleplerinin değerlendirilmediğine, sanığın savunmalarına itibar edilmediğine, bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğuna, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, verilen cezanın sanığı ve ailesini mağdur ettiğine, hükmün bozulmasına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü narkotik ekiplerinin çalışmaları sırasında sanığın 20***999 plakalı yolcu otobüsü ile Antalya ilinden Denizli iline uyuşturucu getireceği istihbari bilgisi üzerine ilgili yolcu otobüsünün takibe alındığı, Üniversite kavşağında erkek bir yolcunun indiğinin görülmesi üzerine bu kişinin yanına gidildiğinde sanık olduğunun tespit edildiği, kaba üst araması yapılacağı sırada sanığın rızaen 1 parça halinde 4,5*2 cm ebatında uyuşturucu emdirilmiş kağıt parçasını teslim etmesi üzerine usulüne uygun alınan karar uyarınca yapılan üst aramasında sanığın iç çamaşırında 3 parça halinde değişik ebatlarda kullanım sınırının çok üzerinde kağıda emdirilmiş uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, arama kararı ve tutanağı, 06.06.2024 tarihli kriminal rapor, uyuşturucunun ele geçirilme şekli ve türüne göre miktarının kullanım sınırının çok üzerinde olması, sanığın ilgili maddeyi kullanmak için aldığını söylemesine rağmen 24.05.2024 tarihli idrar analizinde uyuşturucu değerinin negatif çıkması ile sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.09.2025 tarihli ve 2025/3037 Esas, 2025/1786 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2026 tarihinde karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/13728, K. 2026/3955, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-13728-e-2026-3955-k-221f50e70398