Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/2300 E. 2026/6489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2300
- Karar No
- 2026/6489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2143 E., 2025/2012 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun cinsel istismarı, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında katılan mağdureler ... ve ...'ye karşı çocuğun cinsel istismarı, kasten yaralama ve tehdit; katılan mağdure ...'a karşı ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın öz kızları olan katılan mağdurelerden ...'e karşı farklı zamanlarda cinsel amaçlı poposuna vurmak, onu öpmeyi istemek suretiyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı; ...'ye karşı farklı zamanlarda cinsel amaçla sarılarak eli ile vücudunu okşamak suretiyle çocuğun cinsel istismarı, onu iterek yere düşürmek suretiyle kasten yaralama, kendisini ve ablalarını öldüreceğini söylemek suretiyle tehdit; ...'a karşı farklı zamanlarda vajinasına parmak sokmak, göğüslerine ve vajinasına dokunup sıkmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı, söz konusu cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiği sırada onu cebirle yanında tutmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kabulü ile anılan bu suçlardan mahkumiyeti ile katılan mağdure ...'e karşı kasten yaralama ve tehdit suçlarından beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığa verilen cezaların alt sınırdan tayin edilmesinin kabul edilemeyeceğine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesine göre katılan mağdure lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Temsil Kayyımının Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında tayin edilen cezaların alt sınıra yakın belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, katılan mağdurelerin detaylı beyanları, sanık ile aralarında husumeti gerektirir bir durum bulunmaması, adli görüşme raporu, tanıkların anlatımları nazara alınarak bir kısım suçlardan beraat kararı verilmesinin de isabetsiz olduğuna ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdurelere karşı işlendiği kabul edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı, ayrıca katılan mağdure ...'a karşı işlendiği kabul edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından tayin edilen temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve sanığın birden fazla alt soyuna karşı istismar suçlarını işlediği gözetilerek zincirleme suç artırımının üst sınırdan yapılması gerektiğine ilişkindir.
D. Sanığın Temyiz İstemi Özetle, savunma hakkının kısıtlandığına, ek savunma için süre verilmediğine, sanık hakları konusunda bilgilendirme yapılmadığına, hakkında şikayet bulunmadığına, katılan mağdurelerin soyut beyanları dışında delil olmadığına, cezaların üst sınırdan verilmesinin eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığına, usule ve esasa yönelik hatalardan dolayı kararların bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'ye Karşı Kasten Yaralama ve Tehdit Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, katılan temsil kayyımı, katılan mağdure ... vekili ve sanığın temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'e Karşı Kasten Yaralama ve Tehdit Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan temsil kayyımının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'e Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Gerekçe içeriğinde sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilerek söz konusu kabulle uyumlu olacak şekilde karar başlığında da suç adının sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı şeklinde gösterilmesine rağmen kısa kararda suç adı olarak cinsel istismar yazılması, Dairemizce düzeltilmesi mümkün bir hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
D. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'ye Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Suç tarihinde on altı yaşında olup 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-b maddesi kapsamına giren katılan mağdureye yönelik işlendiği kabul edilen eylemde cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen nedenin nelerden ibaret olduğu hususunun ayrıntılı ve denetime elverişli gerekçeyle tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmıştur.
E. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'a Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Katılan mağdurenin kovuşturma evresinde sanık tarafından özel bölgesine bir şey sokulmadığını beyan etmesi, 14.10.2023 tarihli genital muayene raporunda hymenal üzerinde tespit edilen hiperemik alanların zorlama ile oluşmasının mümkün olduğunun belirtilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; cinsel istismar eyleminin organ sokulması suretiyle gerçekleştirildiğine dair kesin nitelikte bir tıbbi delil bulunmaması ve katılan mağdurenin eylemin oluş şekline yönelik kovuşturma aşamasında değişen beyanı nazara alınarak şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
F. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'a Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Çocuğun cinsel istismarı eylemi işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği gözetilerek sanığın çocuğun cinsel istismarı eylemi dışında katılan mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketin bulunmaması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A. Sanık Hakkında Katılan Mağdureler ... ve ...'e Karşı Kasten Yaralama ve Tehdit Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan mağdure ... vekili, katılan temsil kayyımı, katılan Bakanlık vekili ve sanığın temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'e Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle katılan temsil kayyımı, sanık ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Bakırköy 18.Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2025 tarihli, 2024/62 Esas, 2025/275 Karar sayılı hükmünün F-1 kısmında yer alan "...cinsel istismar..." ibaresi çıkarılarak yerine "...sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı..." ibaresinin eklenmesi suretiyle , Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'ye Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı, Katılan Mağdure ...'a Karşı ise Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (D), (E) ve (F) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan mağdure ... vekili, katılan temsil kayyımı, katılan Bakanlık vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.