Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/12291 E. 2026/3575 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12291
- Karar No
- 2026/3575
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1944 E., 2025/1392 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2025 tarihli ve 2024/395 Esas, 2025/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2-4, 53, 63, 54/4. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/1944 Esas, 2025/1392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Ve Müdafinin Temyiz İstemleri Sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işleme kastı ve icrai hareketlerinin bulunmadığına, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup, uyuşturucu maddeyi ticaret değil kullanma maksadı ile bulundurduğuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemediğine, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın kullanmış olduğu motosiklet ile çevreye rahatsızlık verdiğinin kolluk kuvvetlerine ihbarı üzerine bu kişinin yanına gidildiğinde kaçtığı, yakalanması sonucu yapılan üst aramasında sentetik kannabinoidler grubunda yer alan mdmb-4en-pınaca ve mdmb-butınaca maddelerini ihtiva ettiği tespit edilen PC olarak tabir edilen maddeler ile birlikte toplamda 1.945,00 TL nakit para ele geçirildiği, sanığın telefonu üzerinde gerçekleştirilen incelemelerde uyuşturucu ticareti olduğuna dair yazışmalar ve görüntüler olduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan olay tutanağı, telefon inceleme raporu, kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/1944 Esas, 2025/1392 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.