Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/12216 E. 2026/3724 K. – Kişiyi Hürriyeti
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12216
- Karar No
- 2026/3724
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/149 E. 2025/253 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2024 tarihli ve 2023/279 Esas, 2024/29 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.06.2024 tarihli ve 2024/19615 Esas, 2024/5480 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2. maddesine uyması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2025 tarihli ve 2025/149 Esas, 2025/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 109/5, 43/1, 53. maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle cezasının 9 yıl hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, cezanın üst sınırdan tayin edilmesi ve kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin cinsel saldırı suçunun unsuru niteliğinde olduğuna, sanığın alıkoyma eylemini gerçekleştirmediğine, mağdurun araca rızasıyla bindiğine ve indiğine, gerekçesiz şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 19 yaşında olan ancak mental retardasyon rahatsızlığı nedeniyle özel eğitim ve rehabilitasyon kurumuna devam etmekte olan mağdurun, okula gidip gelirken bindiği servisin şoförlüğünü yapmakta olan sanığın, mağduru okula getirip götürürken normal yol güzergahından ayrılıp ters istikamete gidip aracı durdurarak cinsel saldırıda bulunduğu, mağduru olayı kimseye anlatmaması yoksa kendisini öldüreceğini söyleyip tehdit ettiği ve araçtan inmek istediği halde mağdura izin vermediği, bu olayın birden fazla kez tekrar ettiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının ve Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olduğundan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetli olduğu, dava dosyası kapsamındaki tüm delillere göre, sanığın beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan mağdureyi zincirleme şekilde cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun bıraktığı anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2025 tarihli ve 2025/149 Esas, 2025/253 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.
...