Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11563 E. 2026/4633 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11563
Karar No
2026/4633
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1742 E., 2025/1556 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2025 tarihli ve 2025/124 Esas, 2025/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 63, 54. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 150.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 01.09.2025 tarihli ve 2025/1742 Esas, 2025/1556 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resen de incelemeye tabi olan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi İstinaf Mahkemesinin kapsamlı inceleme yapmadığına ve kararının gerekçesiz olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, sanığın tesadüfi suçlu olduğuna, ceza tayininde bireyselleştirme ölçütlerinin dikkate alınması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; olay günü 16.12.2024 tarihinde Baykan Sulh Ceza Hakimliği 2024/506 Değişik İş sayılı önleme arama kararına istinaden durdurulan ve sürücü kısmında sanığın bulunduğu 27 ** *** plaka sayılı araca narkotik madde arama köpeğinin tepki vermesi ve sanığın şüpheli hareketler sergilemesi üzerine, Cumhuriyet savcısından gecikmesince sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emri ile usule uygun olarak araçta yapılan aramada aracın gizli bölmelerinde kullanım sınırının çok üzerinde ... ihtiva eden uyuşturucu maddenin ele geçirildiği ve sanığın ticari amaçla aracının içerisine uyuşturucu maddeyi saklayarak Yüksekova ilçesinden Baykan ilçesine sevk etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın yakalanış şekli, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli, kolluk tutanakları içeriği, kriminal rapor, sanığın savunması, usule uygun yapılan arama sonucu ele geçen uyuşturucu maddenin cinsi ve miktarı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu, sanığın ismini bildirdiği şahıslar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde yargılamanın yenilenmesi yoluyla sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının her zaman değerlendirilebileceği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarıda belirtilen eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 01.09.2025 tarihli ve 2025/1742 Esas, 2025/1556 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11563, K. 2026/4633, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-11563-e-2026-4633-k-c616cf2e4499