Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11198 E. 2026/3876 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11198
Karar No
2026/3876
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/41 E., 2025/833 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2019 tarihli ve 2019/114 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/13129 Esas, 2024/8357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında doğrudan dava açılmasına dayanak olarak gösterilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen dava dosyasının incelenmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 26.02.2025 tarihli ve 2025/41 Esas, 2025/833 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Olay tarihinde uyuşturucu madde kullanmadığını, olaydan sonra idrar örneğinin alındığına, beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın uyuşturucu madde kullandığına dair idrar tahlilinin bir ay sonraya ait olduğuna, müvekkili hakkında herhangi bir şüphe dahi olmadan işlem yapıldığına, sanığın beraatına karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkında cezalandırmayı gerektirir delil bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın yolcu olarak bulunduğu araçtan atılan poşetin kontrolünde uyuşturucu madde ele geçirilmesi ile yapılan kan ve idrar tahlilinde sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinde yer alan "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir." hükmü kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, hem şüpheliye hem de itiraz hakkının kullanılabilmesi için şüpheliyi "temsilen" şüpheliye soruşturma aşamasında eşlik eden müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, yükümlülük altına girecek kişinin şüpheli olduğu, şüphelinin de itiraz hakkı bulunduğu gibi, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı içeriğinde yer verilen ihtarların kendisine usûlüne uygun tebliğ edilmesi halinde haberdar olacağı anlaşılmakla, Suça sürüklenen çocuğun 20.11.2016 tarihli eylemi nedeniyle verilen 20.01.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın suça sürüklenen çocuk müdafiiye 30.01.2017 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, suça sürüklenen çocuğa tebliğ yapılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara yaşı küçük şüphelinin ve dolayısıyla şüpheliye soruşturma aşamasında 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiinin de itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkının kullanılabilmesi için zorunlu müdafii ile birlikte suça sürüklenen çocuğa da kararın tebliğ edilmesi gerektiği, bahse konu kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiğine dair tebligat mazbatasının UYAP sisteminde ve fiili olarak dosyada bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğa usûlüne uygun tebliğ yapılmadığı için erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinin uygulanamayacağı, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edilerek, kesinleşmesi ve kesinleşmesinden sonra denetimli serbetslik müdürlüğünce erteleme kararının infazına devam edilmesi için durma kararı verilmesi sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.02.2025 tarihli ve 2025/41 Esas, 2025/833 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2026 tarihinde karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11198, K. 2026/3876, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-11198-e-2026-3876-k-eb6ef224b659