Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11147 E. 2026/4548 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11147
Karar No
2026/4548
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2675 E., 2025/2501 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2025 tarihli ve 2025/61 Esas, 2025/230 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis ve 63.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.09.2025 tarihli ve 2025/2675 Esas, 2025/2501 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Toplanan tüm delillerin hukuka aykırı olduğuna, kolluk kuvveti tarafından sanığın üzerinin aranmasına gerekçe gösterilen Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2024/10043 Değişik İş sayılı önleme aramasına ilişkin kararının kapsamının .... değil, ..... olduğuna, tutanak içeriklerinin gerçeği yansıtmadığına, kolluk tarafından savcılığa haber verilmeden işlemler yapıldığına, sanık hakkında geldiği belirtilen ihbara yönelik tutanak tutulmadığına, kolluk kuvvetinin ihbar aldığı olgusunun gerçek dışı olduğuna, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelik dosyada kolluk tarafından, maddi gerçeklere aykırı şekilde tanzim edilmiş tutanak dışında herhangi bir delil bulunmadığına, olay yerini gösterir kamera kayıtlarının bilinçli şekilde dosya içerisine sokulmadığına, bu yöndeki keşif taleplerinin de reddolunduğuna, sanığın telefon şifresini mahkemeye bildirmiş olmasına karşın telefonunda bir inceleme yapılmadığına, tutanak tanıklarının beyanlarının birbiriyle çeliştiğine, sanıkta ele geçirilen madde miktarının kullanım sınırları içerisinde olduğuna, olay anına ait tutanakta kaçan şahsın 3 parça maddeyi yere attığını iddia eden kolluğun savcılığa gönderdiği fezlekede tüm maddeleri sanığın üzerinden çıkmış gibi gösterdiğine ve savcılık makamını yanlış ve hukuka aykırı şekilde yönlendirdiğine, dosyada parmak izi incelemesi yapılmadığına ve delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde ve olay yerinde kimliği belirsiz bir kişiye uyuşturucu sattığı ve üzerinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla; ihbar, yapılan fiziki takip uyarınca kimliği belirlenemeyen uyuşturucu alıcısının sanıktan aldığı ve sonrasında kolluk görevlilerini fark ederek yere attığı suça konu 3 paket esrarın kolluk görevlilerince ele geçirilmesi, sanıkla kimliği belirsiz kullanıcı arasındaki alışveriş anının kolluk görevlilerince görülmesi, mahkemece tutanak tanıklarının tanık sıfatıyla alınan beyanlarında tutanak içeriğini doğrulayan beyanları, sanığın ihbara konu edilen telefon hattının içerisinde bulunduğu telefon ile yakalanması ve uzmanlık raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.09.2025 tarihli ve 2025/2675 Esas, 2025/2501 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11147, K. 2026/4548, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-11147-e-2026-4548-k-03b0d1cf9068