Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/968 E. 2024/4943 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/968
Karar No
2024/4943
Karar Tarihi

TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3167 E., 2022/489 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası dördüncü fıkrasının (a) bendi, uyarıca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/138 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/3167 Esas, 2022/489 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz talepleri; sanık hakkında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulama şartlarının bulunmadığı, adli arama kararı olmaksızın aramanın yapıldığı, sanığın uyuşturucu maddeleri kullanmak için bulundurduğu bu nedenle hükmün bozulması, sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçelerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde, polis memurları tarafından sanığın halinden şüphelenilmesi üzerine, adli arama kararı kapsamında sanığın üzerinin arandığı ve sanığın üzerinden fişeklenmiş halde kişisel kullanım sınırının üzerinde kokain uyuşturucu maddesinin ele geçirildiği olayda; sanığın eyleminin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu iddiasına ilişkindir. 2. Dava dosyası kapsamında, sanık savunmaları, olay ve arama tutanakları, uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporu mevcuttur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü, polis memurları tarafından sanığın halinden şüphelenilmesi üzerine, adli arama kararı kapsamında sanığın üzerinin arandığı ve sanığın üzerinden fişeklenmiş halde kişisel kullanım sınırının üzerinde kokain uyuşturucu maddesinin ele geçirildiği olayda; olay ve arama tutanağı, uyuşturucu maddeler hakkında düzenlenen uzmanlık raporu, sanığın üst aramasında kullanım miktarınının üzerinde olan uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi, maddelerin fişeklenmiş halde şeffaf poşetler halinde satışa hazır vaziyette olması, her bir fişeğin birbirine yakın gramajda olması da nazara alındığında sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın yakalandığı sırada sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir satış işlemi olmadığı, aktif olarak satış yapıldığına dair tespitin bulunmadığı dolayısıyla, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulama yeri bulunmadığ gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler özellikle; olay ve arama tutanağı, uyuşturucu maddeler hakkında düzenlenen uzmanlık raporu, sanığın üst aramasında kullanım miktarınının üzerinde olan uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi, maddelerin fişeklenmiş halde şeffaf poşetler halinde satışa hazır vaziyette olması, her bir fişeğin birbirine yakın gramajda olması ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin suçun vasfına, suçun sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, sanığın adli arama kararı kapsamında arandığı sabit olduğundan arama kararında bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/3167 Esas, 2022/489 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/968, K. 2024/4943, T. 06.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-968-e-2024-4943-k-4c8140c6399c