Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/95 E. 2025/2295 K. – Hakkı Olmayan Yere
Konu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/95
- Karar No
- 2025/2295
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/136 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Şirvan Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na aykırılık suçundan 6831 sayılı Kanun'un 93/1-2. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Şirvan Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli kararı ile Orman Kanunu'na aykırılık suçundan 6831 sayılı Kanun'un 93/1, 93/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına; hakkı olmayan yere tecavüz suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen karara karşı Maliye Hazinesi vekilinin itirazı üzerine Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2023 tarihli ve 2023/21185 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/134480 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/10/2007 tarihli ve 2007/11-44 Esas, 2007/200 sayılı ilamında belirtildiği gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesinin o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği, iddianamede dava konusu yapılan fiilin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. madde hükmü uyarınca mahkemelerin iddianamede belirtilen olayla bağlı olup, davasız yargılama olmaz ilkesi uyarınca da açılmayan bir davadan dolayı hüküm kuramayacağı aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı; savunma hakkını kısıtlayıp sınırlandıracağı, ayrıca anılan Kanun'un 226/1. maddesinin sadece suç niteliğinin değişmesi halinde uygulanabileceği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Şirvan Cumhuriyet Başsavcılığının 30/01/2019 tarihli ve 2019/13 Esas sayılı iddianamesinde, sanık ...'ın orman vasfı taşıyan alanda açma yapılmasına ilişkin eyleminin iddianameye konu edildiği, Şirvan Asliye Ceza Mahkemesinin kabulünde ise alınan orman ve fen bilirkişi raporlarında suça konu alanın iki kısma ayrıldığı, B harfi ile gösterilen alanın Maliye Hazinesine ait olduğu, C harfi ile gösterilen yerin orman sahası içerisinde kaldığı kanaatiyle ek savunma hakkı verilerek hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı davranılmak suretiyle, dava konusu yapılmayan sanık ... ile ilgili olarak hakkı olmayan yere tecavüz etme suçuna ilişkin sanık hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir kamu davası bulunmadığı bir halde sanığın mahkûmiyetine de karar verilemeyeceği gözetilerek, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.02.2014 tarihli ve 2013/13-274 Esas, 2014/78 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesine göre, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında hüküm verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, sanık hakkında Şirvan Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2019 tarihli iddianamesi ile 6831 sayılı Kanun'un 93/1-2. maddesi uyarınca kamu davasının açıldığı ve hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu dikkate alınmadan, sanığa ek savunma hakkı tanınmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 154/1. maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçundan da 5271 sayılı Kanun'un 170 ve 225. maddelerine aykırı olarak mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/136 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.