Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/920 E. 2024/7869 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/920
- Karar No
- 2024/7869
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/958 E., 2022/603 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Rize Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2020 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188/3-4.a.b, 43, 53, 54/4, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2022 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun 188/3, 4.a.b, 52/2,52/4,53,63,58,54/4 . Maddeleri uyarınca 15 yıl 9 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para ceazsı ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2022/958 Esas, 2022/603 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün gerekçesiz olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, iletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, uyuşturucu madde satışı yapacağına dair bilgi alınan sanık ...'e yönelik fiziki takip başlatıldığı, olay günü kullanıcı tanık M.A ile bir araya geldikten sonra kullanıcı tanık M.'ya ait aracının durdurulması ile uyuşturucu maddenin ele geçtiği, sanık ...'in atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in kullandığı hatta ilişkin alınan karar ile iletişimin tespit edildiği, fiziki takip ve teknik takip yapılması sonucu tanık M. A.'nun aracından sanık ... indikten sonra tanık M.'nın aracında yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçmesi, telefon konuşmaları dikkate alındığında sanığın savunmalarına itibar edilmediği, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilamın “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşması durumunda, “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, ... cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a ve b) bentlerinin uygulanmasına, arama ve iletişim tespiti kararlarında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, uyuşturucu madde satacağı bilgisi üzerine fiziki takibe alınan sanık ...'in olay günü kullanıcı tanık ...'nın aracına binip kısa süre görüştükten sonra ayrıldığının tespit edildiği, bahse konu buluşma sonrası yapığı telefon görüşmesinde kullanıcı şahsa maddeyi verdiğini üstü kapalı şekilde karşıdaki şahsa ifade ettiği, kullanıcı tanık ...'nın ekipler tarafından durdurularak aracında usulüne uygun şekilde yapılan aramada uyuşturucu maddenin ele geçtiği, dosyada yer alan 11.08.2020 tarihli görüşme içeriği, sanığın ... ile kısa süreli buluşma ve ayrılma sonrası adı geçen kullanıcı şahıstan 5237 sayılı Kanunun 1881/4-a maddesinde sayılan maddelerden uyuşturucu sentetik kannobinoid maddesinin ele geçmesi, kriminal rapor, fiziki takip tutanağı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu Pehlivantaş Yeni camine 200 metre mesafeden yakın bir yerde işlediği anlaşılmakla sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Ancak; Suçta kullanılan adli emanetin 2020/878 sırasına kayıtlı emanet eşyalarının müsaderesine karar verilmesi gerekirken poşet parçaları, pembe renkli şeker kutusu ile alimunyum folyo parçasının imhasına karar verilmiş olması, hükmün (D) paragrafında adli emanetin 2021/37 sırasına kayıtlı bir adet ibaresiz renksiz şeffaf parfüm şişesi kapağı ve 2021/36 sırasına kayıtlı 2 adet cam aparatın dosyada delil olarak saklanmasına karar verildikten sonra aynı paragrafın sekizinci bendinde imhasına karar verilerek çelişkiye neden olunması hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususların 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2022/958 Esas, 2022/603 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği müsadere ile ilgili hükmün (D) başlıklı paragrafının sekizinci bendinin hükümden çıkarılmasına, (D) başlıklı paragrafının beşinci bendinde yer alan "...imhasına" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE" ibraresinin eklenmesi suretiyle; Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.