Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24851 E. 2026/8893 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/24851
- Karar No
- 2026/8893
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3373 Esas, 2024/3518 Karar, SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddi, sanık ... hakkında beraat, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanık ... hakkında onama, sanık ... hakkında düzelterek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2024 tarihli ve 2024/90 Esas, 2024/188 Karar sayılı kararı ile sanıklan hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52, 53. ve 58. maddeleri uyarınca, 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimi uyarınca çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2024 tarihli ve 2024/3373 Esas, 2024/3518 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun müsadereye ilişkin kısmın düzeltilerek esastan reddine, sanık ... hakkında kurulan hükmün sanık hakkındaki hükmün bozularak sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilerek düzeltilerek onama kararıverilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve Müdafii Temyiz İstemi Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin usulsüz olarak toplandığına, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair somut delil bulunmadığına, madde miktarının kişisel kullanım sınırının altında olduğuna, sanığın motosiklet ile geldiği mesafenin satışını yapabileceği miktar itibarı ile orantısı düşünüldüğünde maddi fayda sağlayacak durumda olmadığına ilişkindir. 2. Cumhuriyet Savcısı Temyiz İstemleri Sanık ...'in atılı suçu işlediği sabit olmakla sanığın cezalandırılması gerektiği, tanık ...'in dinlenmesi gerektiği, kabule göre sanığın ilk derece mahkemesinde uyuşturucu kullanma suçundan yargılandığı ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, yargılamanın birliği itibarı ile cezasının beraate dönen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; kolluğa plakası belirtilen motosikletteki iki şahsın uyuşturucu madde satmaya çalıştıkları ihbarı üzerine, motosikletin kolluk tarafından görüldüğü, dur ikazına rağmen kaçtıkları ve kolluk görevlilerince önlerinin kesilmesi sonucu durduruldukları, sanık ...'ün acele ile telefonundaki mesajları silmeye çalıştığı, rızaen teslim ettiği telefonda, tanık ...'e geldiğini beyan ettiği mesajının ve aramaların bulunduğunun görüldüğü, sanık ...'in üzerinde alüminyum folyolar bulunduğu, sanık ...'e ait motosiklette dışarıdan görünür vaziyette alüminyum folyolar içinde ... bulunduğu olayda, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Sanık ... Yönünden Sanığın sabıka kaydında bulunan Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.02.2020 kesinleşme tarihli, 2018/878 Esas, 2019/123 Karar sayılı kararı ile verilen ve tekerrür hükümleri uygulanan hırsızlık suçundan verilen 6 yıl hapis cezasının tekerrüre esas olarak alınması gerektiği anlaşılmakla birlikte, sanık aleyhine temyiz başvurusu bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, istihbarı bilgi, fiziki takip, telefon inceleme tutanağı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine, delillerin usulüne uygun olarak toplandığına dair kabullerinde, bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarıda eleştiri sebebi yapılan husus haricinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık ... Yönünden 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303. maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıaları kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip sanık hakkında beraat kararı verilebilmesi için 5237 sayılı Kanun'un aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Dava dosyası kapsamına göre, olay günü ihbarın iki sanık hakkında olması, uyuşturucu maddelerin paketlerinin aynı oldukları, sanıkların beraber giderek ...'i sordukları, tanık ...'a üstünde mal olduğuna dair beyanı, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı ile birlikte, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde bulunduklarının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Kabule göre; uyuşturucu madde kullanmak ve uyuşturucu madde ticareti suçlarından tek iddianame ile iki ayrı suçtan cezalandırılması talebi ile kamu davasının açıldığı istinaf dairesince yapılan inceleme sonucunda "uyuşturucu madde ticareti" suçundan beraatine karar verilmesi nedeniyle sanık müdafiine vekalet ücreti takdir edilmiş ise de sanık hakkında uyuşturucu kullanma suçundan sanığın eyleminin sabit görülerek hükmün açıklanmasına karar verildiği, bu itibarla yargılamanın birliği itibarı ile sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2024 tarihli ve 2024/3373 Esas, 2024/3518 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak tutuklu sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün birinci, ikince ve üçüncü bölümlerinde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2024 tarihli ve 2024/3373 Esas, 2024/3518 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma sebebine göre, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.