Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/23693 E. 2026/3072 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/23693
Karar No
2026/3072
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/433 E., 2024/1713 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükme karşı sanık ... müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Sakarya 4 Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve 2023/109 Esas, 2023/354 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52, 53... /6. maddeleri uyarınca 19... ay hapis cezası ve 39.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 52, 53, 58. maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ve 39.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 192/3, 52, 53, 58. maddeleri uyarınca 14... ay 15 gün hapis cezası ve 29.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 192/3, 62, 52... . maddeleri uyarınca 12... ay 7 gün hapis cezası ve 24.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/433 Esas, 2024/1713 Karar sayılı kararı ile sanıklar ....... ve ...... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca bir kısım hukuka aykırılıklar eleştirilerek esastan reddine; sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, araçta yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, diğer sanıklar ... ve ....... beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğine, eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Aramanın hukuka aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı bulunduğuna, sanık hakkındaki etkin pişmanlık indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Aramanın hukuka aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, kesin ve somut delil bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken yapılan indirimin yetersiz olduğuna ilişkindir. 4.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, aramanın usul ve kanuna aykırı olduğuna, öncü - artçı bir durumun bulunmadığına, atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına ilişkindir. 5. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 2. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup, söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır. 3. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, 5271 sayılı Kanun gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelik" ile belirleneceği belirtilmiş olup, bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da 5271 sayılı Kanun gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazete'de yayımlanmaktadır. 4. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta, atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 5. Kısacası; 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ilgili hükümlerinin 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. 6. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde; sanık yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafiinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanıklar ........ ve ........ Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Dava dosyası kapsamına göre; 03.11.2022 tarihinde, sanıklar ......... ve ...... fikir ve eylem birliği içerisinde artçı-öncü şekilde ......... İline uyuşturucu madde naklettikleri, akabinde arama emrine istinaden sanık ...'ın babasına ait olan sanık ...'ın kullanımında olup sanıklar ...... ile ....... yerleştirdiği ikamette yapılan aramada mutfakta 1 adet hassas terazi ile ikametin eklentisi olan bodrum içerisinde yüklü miktarda uyuşturucu madde içeren haplar ve sentetik kannobinoid ele geçirildiği, bu şekilde sanıkların atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, fiziki takip ve olay tutanağı, ihbarın içeriği, tape kayıtları, PTS kayıtları, sanıklar ... ve ..... etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilen soruşturma aşamasında alınan savunmaları, ele geçen maddelerin miktarı, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair kabulde, sanıklar Saliha ve Barış hakkında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma oranına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR 1.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/433 Esas, 2024/1713 karar sayılı kararında sanık müdafiinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazının reddi ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanıklar Yalçın, Barış, Saliha ve Alper Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/433 Esas, 2024/1713 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/23693, K. 2026/3072, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-23693-e-2026-3072-k-3647819074b9