Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/213 E. 2025/6599 K. – Yalan Tanıklık

Konu: Yalan Tanıklık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/213
Karar No
2025/6599
Karar Tarihi
Konu
Yalan Tanıklık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/90 E., 2023/874 K. SUÇ : Yalan tanıklık HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı 1. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 2016/296 Esas ve 2016/571 Karar sayılı kararı ile sanığın, yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 272/3, 62, 53, 58. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. İlgili kararın, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin, 2020/19639 Esas, 2022/19096 Karar sayılı kararı ile, "Sanığın temyiz dilekçesinde, akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyetinin bulunmadığını ve hakkında TCK.nın 32/1. maddesinin uygulanması gerektiğini beyan etmesi ve dilekçe ekinde fotokopisini sunduğu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 18.02.2016 tarihli sağlık raporlarında da sanıkta şizo affektif bozukluğu olduğunun belirtilmesi karşısında, TCK.nın 32. maddesi gereğince sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kurul raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2023 tarihli, 2023/90 Esas, 2023/874 Karar sayılı kararı ile, sanığın, yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 272/3, 62, 53 maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz Sebepleri Atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

B. Değerlendirme Ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, katılanın uyuşturucu ticaretinden dolayı yargılandığı davada, soruşturma aşamasında, "Sanıktan uyuşturucu aldığını" beyan ederken, duruşmada alınan yeminli ifadesinde "Sanıktan almadığını" söyleyerek yalan tanıklıkta bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Bozma üzerine yapılan yargılamada, sanığın akıl hastalığı konusunda alınan, ... Şehir Hastanesi'nin 04.10.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanığın işlediği fiille ilgili olarak cezai sorumluluğunun tam olduğu belirtilmiş ise de; UYAP üzerinden sanığın adli sicil kaydında yapılan incelemede, yakın tarihlerde işlediği suçlar nedeni ile yargılandığı diğer dava dosyalarında, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 57. maddesi gereği akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu şekilde, farklı dava dosyalarında, sanık hakkında alınan raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılmakla, sanığın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevkine karar verilerek, gerektiğinde gözlem altına alınarak muayenesi yapıldıktan sonra suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında, 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamına göre rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile bozma ilamındaki husus yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2023 tarihli, 2023/90 Esas, 2023/874 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/213, K. 2025/6599, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-213-e-2025-6599-k-703170247da6