Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/18438 E. 2025/7270 K. – Hükümlü Veya

Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/18438
Karar No
2025/7270
Karar Tarihi
Konu
Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/92 E., 2020/211 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 292/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmüm, istinaf edilmeksizin 04.09.2020 kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 309 /1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2021/18276 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35755 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35755 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde yer alan, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tâbi olduğu ve atılı eylemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar neticesinde...Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/02/2020 tarihli ve 2020/2223 soruşturma sayılı iddianamenin, 12/06/2020 tarihinde...3. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmesi ile; ...Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/02/2020 tarihli ve 2020/1977 soruşturma sayılı iddianamenin ise 03/03/2020 tarihinde...6. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmesi ile kovuşturma evresine geçildiği,...3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/89 esas sayılı dosyası 25/06/2020 tarihinde inceleme konusu...6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/92 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, Mahkemesince tensiple birlikte basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda değerlendirme yapılması zorunluluğunun bulunduğu halde, yargılama aşamasında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılmadığı, basit yargılama usulünün sanık lehine olduğu, anılan nedenlerle yargılama aşamasında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde, 2-Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 10/02/2020 tarihli eylemi nedeniyle...Cumhuriyet Başsavcılığının 19/02/2020 tarihli ve 2020/1977 soruşturma, 2020/688 esas, 2020/588 sayılı iddianamesi ile...6. Asliye Ceza Mahkemesine 2020/92 esası ile, 17/02/2020 tarihli eylemi nedeniyle ise anılan Cumhuriyet Başsavcılığının 19/02/2020 tarihli ve 2020/2223 soruşturma, 2020/695 esas, 2020/595 sayılı iddianamesi ile...3. Asliye Ceza Mahkemesine 2020/89 esası ile kamu davalarının açılmasını müteakip, anılan dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan bahisle,...3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/89 esas, 2020/270 sayılı kararı ile dosyaların...6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/92 esas sayılı dosyasına birleştirilmesine karar verilmesini takiben, yapılan yargılama sonunda...6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2020 tarihli kararı ile, sanık hakkında 10/02/20 20... /02/2020 tarihli eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanmasına karar verilmiş ise de, dosya içeriğinde...Açık Ceza İnfaz Kurumunca düzenlenen 10/02/20 20... /02/2020 tarihli iki adet firar tutanağının bulunduğu, sanığın cezaevi bilgilerini içerir UYAP kayıtlarının incelenmesinde ise, 16/02/2020 tarihinde Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumuna girdiği, 17/02/2020 tarihinde ise tahliye olduğunun anlaşılması karşısında, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun kesintisiz suçlardan olduğu, temadinin kişinin yakalanması ile sona ereceği, sanığın 10/02/2020 tarihli ilk eyleminden sonra tekrar ceza infaz kurumuna alınması ile fiili kesintinin oluştuğu ve temadinin sona erdiği, bu sebeple sanığın sonraki eyleminin ayrı olarak değerlendirilerek iki kez cezalandırılması gerektiği cihetle, hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde, 3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 293. maddesinde "tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz." şeklindeki düzenleme nazara alınarak, somut olayda, sanığın 10/02/2020 tarihli eyleminden sonra kendiliğinden teslim olup

olmadığının araştırılarak, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde. isabet görülmemiştir” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesi; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. (4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. (6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. (7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir. 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri; "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ... c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 2 51... nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...." Şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici 5/d maddesinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş,...” ibaresinin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında

olup henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının 2709 sayılı Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5/d maddesinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin de iptaline karar verilmiştir. İncelenen dosyada; sanığın yargılama konusu eylemi 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesine göre basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği belirtilmiş ve basit yargılama usulünün hükme bağlanmış ve kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacak ise de; anılan kararın kovuşturma evresinde iptal kararının yürürlüğe girdiği ve Mahkemesince yürürlük tarihinden sonra hükme bağlanmış olduğu anlaşılmakla sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 2. Dosya kapsamına göre; sanık hakkında...Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli iki iddianamesi ile suç tarihleri 10.02.20 20... .02.2020 olan hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması talepli kamu davasının açıldığı, yargılamanın birleştirme kararı verilip birlikte yürütüldüğü, dosya içeriğinde ceza infaz kurumu tarafından tanzim edilen suç tarihlerine ait iki adet firar tutanağı olduğu; UYAP kaydına göre ise sanığın 16.02.2020 giriş ve 17.02.2020 çıkış tarihli cezaevi kaydının olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun kesintisiz suçlardan olması sanığın 10.02.2020 tarihli eyleminden sonra tekrar ceza infaz kurumuna alınması ile fiili kesintinin olduğu bu sebeple sanığın iki ayrı eyleminin olduğu ve aynı suçtan iki defa cezalandırılması gerektiği gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3. İnceleme konusu ile ilgili olan 5237 sayılı Kanun'un 293. maddesi; "Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz." Şeklindeki düzenlenmiştir. Somut olayda, sanığın 10.02.2020 tarihli eyleminden sonra kendiliğinden teslim olup olmadığının araştırılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2020 tarihli 2020/92 Esas, 2020/111 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/18438, K. 2025/7270, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-18438-e-2025-7270-k-d3476591f622