Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/16421 E. 2026/2352 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/16421
- Karar No
- 2026/2352
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2694 Esas, 2023/2657 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret- Onama
Sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2023 tarihli ve 2023/300 Esas, 2023/675 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4.a, 62, 52, 53, 58, 63, 54. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.12.2023 tarihli ve 2023/2694 Esas, 2023/2657 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1.a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 2313 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık müdafinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre; hakkında uyuşturucu madde sattığına yönelik bilgi bulunan sanığın ikametine kullanıcı tanık ..'nin kısa süreliğine girip çıktığının, sonrasında sanığın ikametine kullanıcı tanık ..'nin kısa süreliğine girip çıktığının kolluk ekiplerince görüldüğü, kullanıcı tanıkların kolluk ekiplerince durdurulduğu ve sanıktan aldıklarını beyan ettikleri uyuşturucu maddeleri kolluk ekiplerine rızaları ile teslim ettikleri, Cumhuriyet savcısından gecikmesince sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emri ile yapılan aramada sanığın ikametinde ışık ve havalandırma sistemi kullanmak suretiyle esrar üretimine ilişkin sistem kurduğunun anlaşıldığı, yapılan aramada uyuşturucu maddeler, hassas teraziler, led ışıklar ile 16 kök kenevir bitkisinin ele geçirildiği, sanığın çatı katında da uyuşturucu madde olduğunu beyan ederek rızası ile çatı katındaki uyuşturucu maddeleri kolluk ekibine teslim ettiği ve sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanığın kullanıcı tanıklar .. ve ..'ye uyuşturucu madde sattığı, her iki eylem arasında hukuki ve fiili kesintinin bulunmaması ve her iki eylem arasındaki kısa zaman aralığının bulunması nedeniyle, sanığın eylemleri aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişiye karşı farklı zamanlarda işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulacak olan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, yine suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kolluk tutanakları içeriği, sanığın savunması, tanıkların beyanı, cep telefonu inceleme tutanağı, kriminal uzmanlık raporuna göre ele geçirilen maddelerin MDMB-BUTINACA ile THC ihtiva eden ESRAR elde edilmesine elverişli hint keneviri bitkisi ve parçaları olduğunun tespiti, hassas terazilerde ise MDMB-BUTINACA ve ... kalıntısı bulunduğu, uyuşturucu maddenin miktarı, çeşitliliği ve kullanım sınırının çok üzerinde olması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kullanıcı tanıklara uyuşturcu madde satmak ve ikameti ile ikamet çatısında satış amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde, sanık hakkında kurulan hükümde ve koşulları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR A. 2313 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçu Bakımından Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.12.2023 tarihli ve 2023/2694 Esas, 2023/2657 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.