Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/837 E. 2024/6548 K. – Kişiyi Hürriyetind

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/837
Karar No
2024/6548
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1228 E., 2021/414 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/1228 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 26.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2023 tarihli ve 2022/5659 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/21344 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/21344 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231. maddesinin 5. fıkrasında yer alan, "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl71 veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." şeklindeki ve aynı maddenin 11. fıkrasında yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2018 tarihli kararı ile atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesini müteakip, anılan kararın katılan tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 12/12/2018 tarihli karar ile Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/03/2018 tarihli kararının kaldırılarak müsnet suçtan sanığın mahkumiyetine ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini takiben, anılan istinaf kararına karşı yapılan itirazın merci tarafından reddine karar verilmesi neticesinde söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 15/02/2019 tarihinde kesinleştiği, akabinde sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, anılan istinaf kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 231/5 ve 231/11. maddelerinde yer alan düzenlemelere nazaran, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın istinaf incelemesi sonucunda Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından verilmiş olması karşısında, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ilk kararı veren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin yetkili ve görevli olduğu, bu itibarla sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda karar vermek üzere dosyanın Bursa Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesince dosyanın ele alınıp yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." Şeklindeki düzenlemeleri uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.10.2009 tarihli ve 2009/206 Esas, 2009/250 Karar sayılı kararında; "...Hukuken geçerli olmayan karar ve hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulması olanaklı olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu nedenlerle kabulü ile Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin bu nedenlerle reddine karar verilmesi” gerektiği kabul edilmiştir. 3. İnceleme konusu dava dosyasında; Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2017/546 Esas, 2018/300 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli kararına yönelik istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.12.2018 tarihli ve 2018/1622 Esas, 2018/2417 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile hükümlü hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.12.2018 tarihli kararına yönelik itirazda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 15.02.2019 tarihli kararıyla itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. 4. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasının ilgili bölümünün "...(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklinde düzenlendiği belirlenmekle, hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin inceleme konusu kararı ile hükmün açıklanması suretiyle hükümlünün yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin hükmün açıklanmasına da karar vermesi gerektiği dikkate alındığında 5271 sayılı Kanun'un Görevli olmayan hâkim veya mahkemenin işlemleri başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "(1) Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür." şeklindeki düzenleme gereği inceleme konusu Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli hükmünün hukuki değerden yoksun bulunduğu belirlenmiştir. 6. "Hukuken geçerli olmayan hüküm veya kararların kanun yararına bozma yoluyla denetlenemeyeceği muhakkaktır. Hukuken geçersizlik durumunun tespit edilip karar ortadan kaldırılıncaya kadar hukuk düzeninde varlığını devam ettireceği ve bunun da bazı sakıncalar doğuracağı muhakkaktır. Hukuken geçerli olmayan bir karar, kanun yolu denetimine konu edilemeyecek ise de yapılan kanun yolu başvurusu üzerine denetim merciince kararın hukuki değerden yoksun olduğuna ve bu sebeple hukuken geçerli olmayan bu kararın kanun yararına bozma yoluyla denetlenemeyeceği" doktrinde de kabul edilmiştir. (..., Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma, On İki Levha Yayıncılık, 1.Baskı Ekim 2022, s.88) Benzer bir duruma ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2019 tarihli ve 2015/4-113 E., 2019/67 K. sayılı kararında da hükmün hukuki değerden yoksun olduğunun tespitiyle kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu itibarla, kanun yararına bozma istemine konu hukuka aykırı kararın olağanüstü kanun yoluyla denetlenemeyeceği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/837, K. 2024/6548, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-837-e-2024-6548-k-be1449e6f952