Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/7 E. 2024/4473 K. – Banka Veya Kredi

Konu: Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7
Karar No
2024/4473
Karar Tarihi
Konu
Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/245 E. 2016/130 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2015 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 25.03.2016 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli ve 2017/6640 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/140523 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/140523 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 01/01/2014 tarihli eylemi sebebiyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmasına ve mükerrir olduğu kabul edilerek cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; tekerrüre esas alınan Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/10/2013 tarihli ve 2013/218 Esas, 2013/467 sayılı kararının inceleme konusu suç tarihi itibarıyla kesinleşmediği cihetle, adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca bir mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2013 tarihli ve 2013/218 Esas, 2013/467 Karar sayılı kararının hükümlü ve müdafinin yüzüne karşı verildiği, hükümlü müdafiinin bu karara karşı yasal süresi içerisinde 10.10.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunduğu, aynı zamanda aynı dosyada hükümlü hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı da 11.10.2013 tarihli dilekçesi ile itirazda bulunduğu, hükümlü müdafiinin itiraz dilekçesine ilişkin Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2013 tarihli kararı ile itirazın reddi şeklinde bir karar verildiği halde, Yargıtay 18. Ceza Dairesince temyiz incelemesinin yalnızca aynı dosya kapsamında sanık olan ...yönünden yapıldığı, buna karşın hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan verilen erteli hapis cezasını içeren mahkumiyet hükmüne ilişkin bir incelemenin yapılmadığı dosya kapsamı ve UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde anlaşılmıştır. Bu itibarla kanun yararına bozma isteminin hukuki sebebin farklı olmakla birlikte sonucu itibarıyla isabetli olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Kanun yararına bozma istemine konu olayın suç tarihinin 01.01.2014 olduğu ve hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan mala zarar verme suçundan verilen karara ilişkin her ne kadar 05.12.2013 tarihli "temyiz edilmeksizin" kesinleşme şerhi düzenlenmiş ise de inceleme konusu suç tarihinden önce kesinleşmediği ve hükümlünün adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas mahkumiyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen şekilde tekerrür hükümlerinin uygulanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/245 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Hükümden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin (f) bendinin çıkartılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/7, K. 2024/4473, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-7-e-2024-4473-k-e70e6885a775