Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/5198 E. 2025/2461 K. – Başkasına Ait

Konu: Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5198
Karar No
2025/2461
Karar Tarihi
Konu
Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması

MAHKEMELERİ : İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2012 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin 02.05.2012 tarihinde kesinleştiği; İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2013 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesi delaletiyle 267/1, 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin 03.07.2013 tarihinde kesinleştiği; İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesi delaletiyle 267/1, 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin 16.04.2015 tarihinde kesinleştiği; İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2014 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesi delaletiyle 267/1 maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15.06.2016 tarihli kararıyla kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2022/26036 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117229 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117229 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosyalar kapsamına göre, sanığın 20/06/2007 tarihli ve 26/06/2008 tarihli eylemlerinin, sanık hakkındaki ilk hukukî kesintiyi oluşturan İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/374 esas sayılı dosyasında yer alan 10/04/2010 tarihli iddianameden önce; 24/01/2012 tarihli ve 11/07/2013 tarihli eylemlerini ise İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/9 esas sayılı dosyasında yer alan 03/01/2014 tarihli iddianameden önce işlemiş olduğu anlaşılması karşısında, hukukî kesinti oluşturan; 10/04/2010 tarihli iddianameden önce işlenen 20/06/2007 ve 26/06/2008 tarihli eylemlerin zincirleme şekilde tek suç oluşturacağı, 03/01/2014 tarihli iddianameden önce işlenen 24/01/2012 ve 11/07/2013 tarihli eylemlerin de zincirleme şekilde tek suç oluşturacağı gözetilerek, iftira suçu bakımından birleştirme kararı verilip, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tek bir ceza tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilmektedir. 2.İnceleme konusu İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/9 Esas sayılı dava dosyasından hükümlü hakkında verilen 27.03.2014 tarihli mahkumiyet kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15.06.2016 tarihli kararıyla onanarak kesinleştiği belirlendiğinden, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 3.İnceleme konusu diğer dava dosyaları değerlendirildiğinde, hükümlü hakkında muhtelif tarihlerde gerçekleştirdiği hırsızlık eylemleri nedeniyle kolluk güçleri tarafından yakalandığında şikayetçiye ait kimlik bilgilerini kullandığının tespit edilmesi üzerine açılan kamu davalarında; İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1251 Esas sayılı dava dosyasında iddianame düzenlenme tarihinin 19.12.2012, suç tarihinin ise 26.06.2008 olduğu, İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/81 Esas sayılı dava dosyasında iddianame düzenlenme tarihinin 28.04.2014, suç tarihinin ise 11.07.2013 olduğu, İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/347 Esas sayılı dava dosyasında iddianame düzenlenme tarihinin 10.04.2010, suç tarihinin ise 20.06.2007 olduğu, hükümlünün her eylemi arasında 1 yıldan fazla sürenin geçtiği, 10.04.2010 tarihli iddianame ile de bu tarihten sonraki eylemi için hukuki kesintinin gerçekleştiği dolayısıyla hem hukuki hem de fiili kesintilerin meydana geldiği hususu dikkate alındığında bir suç işleme kararına dayalı olarak işlenmiş bir fiilden dolayı açılmış mükerrer bir davanın bulunmadığı ve dava dosyalarının birleştirilmesi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Mahkemelerince verilen kararlarda Kanun'a aykırılık bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/5198, K. 2025/2461, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-5198-e-2025-2461-k-415539943de1