Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/5025 E. 2025/1738 K. – Hükümlü Veya
Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5025
- Karar No
- 2025/1738
- Karar Tarihi
- Konu
- Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
MAHKEMELERİ : Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2017/258 Esas, 2017/201 Karar; 2017/224 Esas, 2017/166 Karar SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması SUÇ TARİHLERİ : 23.03.2017, 27.03.3017 İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2017 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 26.05.2017 tarihinde kesinleştiği; Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2017 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 23.05.2017 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2023 tarihli ve 2022/19870 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117166 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117166 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosyalar kapsamına göre; Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2017 tarihli ve 2017/258 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 23/03/2017 iddianame düzenleme tarihinin ise 06/04/2017 olduğu, Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2017 tarihli ve 2017/224 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 27/03/2017, iddianame düzenleme tarihinin 06/04/2017 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE İnceleme konusu Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/258 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davasında hükümlü hakkında hükümlü olarak bulunduğu Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumunda 23.03.2017 tarihinde yapılan sayımda bulunmadığının böylece firar ettiğinin tespit edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 292/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, yine inceleme konusu Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/224 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davasında hükümlü hakkında hükümlü olarak bulunduğu Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumunda 27.03.2017 tarihinde yapılan sayımda bulunmadığının böylece firar ettiğinin tespit edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 292/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, hükümlünün iki eylemi arasında 26.03.2017 tarihinde yakalanarak ceza infaz kurumuna teslim edildiği dolayısıyla hükümlünün yakalanmasıyla fiili kesintinin meydana geldiği, yenilenen suç işleme kastına dayalı olarak yeni bir suç oluştuğundan mükerrer davanın bulunmadığı ve dava dosyalarının birleştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, Mahkemelerince verilen kararlarda Kanun'a aykırılık bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.