Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7127 E. 2025/12913 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7127
- Karar No
- 2025/12913
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, suçun TCK 141. madde kapsamında değerlendirilmesi ve müvekkil hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/216 Esas, 2017/375 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 20.02.2020 tarihli ve 2018/4746 Esas, 2020/418 Karar sayılı kararı ile; olayın tek tanığı olan tanıklar ... ve ...'in yeniden sanığın bulunduğu oturumda dinlenmesi ve sanık ile yüzleştirilmesi, katılanın ahırı ile sanığın hayvanları otomobile yüklediği yerin mesafesinin taraflara ve tanıklara sorulması, sanığa da her iki eylem yönünden suçun tamamlandığı saatlerin açıkça sorularak tespit olunması, sanığın aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda aynı kişiye yönelik hırsızlık suçlarını işlemesi ve bu durumda sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekmesine karşın, sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 43.maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 20.02.2020 tarihli ve 2018/4746 Esas, 2020/418 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin 15/01/2021 tarihli ve 2020/18 Esas, 2021/64 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.