Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3934 E. 2024/6185 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3934
- Karar No
- 2024/6185
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/287 E., 2022/1622 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2021 tarihli ve 2021/2716 Esas, 2021/8028 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü, 58 inci, 54 üncü, 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/245 Esas, 2022/17 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 110 uncu maddesi, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/287 Esas, 2022/1622 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 110 uncu maddesi, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; her türlü şüpheden uzak somut ve kesin delil bulunmadığına, müşteki beyanlarının çelişkili olduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Müştekinin yargılama aşamasında alınan beyanında sanığın kendisini sürüklediği ve araca bindirdiğini beyan etmesi sanığın da tevilli ikrar mahiyetindeki savunmasında sinirlendiğini ve babanın evine git diyerek müştekiyi arabaya bindirdiğini ve babasının oturduğu istikamete gittiği ve yakın bir yerde bıraktığı yönündeki savunması ile müşteki ile sanığın kızları olan tanık Z.U.'nun alınan beyanında babasının annesinin peşinden koştuğu ancak babası olan sanığın annesini araca nasıl bindirdiğini görmediği, annesinin kendisine kafasını arabaya binerken arabaya çarptığını söylediği yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, müştekinin beyanları ile tanığın beyanlarının benzer nitelikte olduğu, sanığın tevilli ikrar mahiyetindeki savunmasının da tanık ve müşteki beyanlarını doğrular nitelikte olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın eve gelip mağdureye dışarı çıkmasını söylediği, sanığın bu durumu savunmasında kabul ettiği, hatta mağdurenin "üstümü başımı alıp geleyim" demesine rağmen sanığın acele ederek "daha sonra alırsın" demek suretiyle acele ettirdiği, mağdurenin evden dışarı çıktıktan sonra sanığın mağdureye yönelik olarak "senin bu çocuğa bakacağın yok, seni babanın evine götüreceğim" diyerek kolundan çekiştirip onu zorla arabaya bindirdiği, daha sonra da babasının evine yakın bir yerde indirdiği, mağdurenin anlatımlarının oluşa uygun olduğu, sanığın da kısmen doğruladığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eşi olan müşteki ve tanığın beyanları ile sanığın yapmış olduğu savunması dikkate alındığında müştekinin araca kendi rızası ile binmediği sanığın cebir kullanarak müştekiyi araca bindirdiğinin açık olduğu belirlenmekle, Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/287 Esas, 2022/1622 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2024 tarihinde karar verildi.