Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3728 E. 2025/927 K. – Banka Veya Kredi
Konu: Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3728
- Karar No
- 2025/927
- Karar Tarihi
- Konu
- Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2016/500 E. 2016/636 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2013 tarihli iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 17.03.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 43/1, 31/2, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 920,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 24.11.2016 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245/1, 43/1, 31/2, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 920,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 16.12.2016 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve 2023/10847 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94961 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28/05/2018 tarihli ve 2018/3563 esas, 2018/5021 karar sayılı ilâmında, "...sanık hakkında önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği belirtilerek mahkemeye ihbarda bulunulması üzerine, sanığın usulüne uygun olarak duruşmaya celbi sağlanmadan, savunma hakkının kısıtlandığı cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki istem yerinde görüldüğünden,..." şeklinde belirtildiği üzere, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde işlediği suçtan dolayı mahkûm olması üzerine dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılıp, sanığa 5271 sayılı Kanun'un 195/1. maddesine göre, yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağrılması ve savunması alınarak aynı Kanun'un 231/11. maddesine uygun olarak hükmün açıklanması gerekirken, hükmün açıklanmasına yönelik yargılama sırasında suça sürüklenen çocuğa duruşma davetiyesi tebliğ edilememesine rağmen, yeniden usulüne uygun şekilde davetiye ile duruşmaya davet edilmesi gerekirken, bu işlem yerine getirilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanmak sûretiyle hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 5271 sayılı Kanun'un "Kararların açıklanması ve tebliği" başlıklı 35. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; "(3) İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Tebliğ tarihinde başka suçtan hükümlü olup Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan suça sürüklenen çocuğa yokluğunda verilen kararın 08.12.2016 tarihinde okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmediği, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu ve inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272. vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.