Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3705 E. 2025/163 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3705
Karar No
2025/163
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/539 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeden 16.05.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun'un) 309/1. maddesi uyarınca, 04.09.2023 tarihli ve 2023/15951 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97478 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97478 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..."” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, kararın 22/03/2023 tarihinde verildiği ve 16/05/2023 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girdikten sonra sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, seri muhakeme usulünün uygulanmasının şüphelinin lehine olduğu, sanık hakkında seri yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1.Seri muhakeme usulü, 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi yeniden düzenlenerek ceza muhakemesi sistemimize girmiştir. Yine aynı Kanun'un 31. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5/1-d maddesinde de “1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükmü bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü … uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 2.Anayasa Mahkemesi, 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d maddesinde yer alan 01.01.2020 tarihinde kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağına dair hükmü iptal etmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır. 3.5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddesi "Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler." şeklinde düzenlenmiştir. 4.İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlü ... hakkında düzenlenen iddianamenin tarihi ile Mahkemesince iddianamenin kabul tarihinin 01.01.2020 tarihinden önce olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla bu tarihlerde iddianame düzenlenmiş olması ve iddianamenin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bununla birlikte hükümlünün üzerine atılı suçun seri muhakeme usulüne tabi olduğu belirlenmiş ve hükümlünün lehine olan seri muhakeme usulünün uygulanmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkemece durma kararı verilerek seri muhakeme usulü gereklerinin yerine getirilmek üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/539 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3705, K. 2025/163, T. 08.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3705-e-2025-163-k-944c6285d3b6