Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3386 E. 2024/9359 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3386
- Karar No
- 2024/9359
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/115 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2015 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.06.2022 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli ek kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi uyarınca infazın durdurulmasına ve seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesine müteakip, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında önceki tarihte açılmış ve kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan aynı eylemi nedeniyle yeniden soruşturma yapılamayacağından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli, hükümlü hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle seri muhakeme usulü uygulanamayacağından infazın aynen devamı kararına karşı hükümlünün itirazı üzerine Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli kararı ile itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2023/10425 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89704 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89704 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; ... b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar. ..." şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, mahkumiyete ilişkin kararın 19/01/2016 tarihinde verilerek 20/06/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. 2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2015 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.06.2022 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli ek kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi uyarınca infazın durdurulmasına ve seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesine müteakip, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında önceki tarihte açılmış ve kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan aynı eylemi nedeniyle yeniden soruşturma yapılamayacağından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli, hükümlü hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle seri muhakeme usulü uygulanamayacağından infazın aynen devamı kararına karşı hükümlünün itirazı üzerine Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli kararı ile itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 3. Dosya kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.06.2022 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı hususu gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli ve 2023/115 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.