Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2469 E. 2024/8479 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2469
Karar No
2024/8479
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/96 E. 2022/208 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2013 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bursa 4. Çocuk Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Bursa 4. Çocuk Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.000,00 TL ve 320,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 15.06.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/23104 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58091 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58091 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, Dosya kapsamına göre; kayden 21/07/1997 doğumlu olan ve suçun işlendiği 05/10/2013 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan eylemine uyan anılan Kanun'un 13/1. maddesinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca olağan zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olduğu, Suça sürüklenen çocuğun 21/01/2014 tarihinde sorgusu yapılarak zamanaşımı süresinin kesildiği, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin sorgu tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, zamanaşımını kesen son işlem olan suça sürüklenen çocuğun mahkeme huzurundaki savunmasının alındığı 21/01/2014 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 31/05/2022 tarihine kadar geçen süreden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04/02/2014 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 24/11/2016 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 5 yıl 6 ay 20 günlük süre boyunca zamanaşımı süresi işlemek suretiyle 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili olan (e) bendi ve ikinci fıkrası; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ... (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer." 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi" başlıklı 67 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan dördüncü fıkrası; "(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Suça sürüklenen çocuğun yargılamaya konu 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçu için anılan Kanun maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan ve 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 4. Suça sürüklenen çocuğun Bursa 4. Çocuk Mahkemesinde alınan 21.01.2014 tarihli savunması ile zamanaşımı süresinin kesildiği, 5 yıl 4 aylık zamanaşımının bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı ve bu tarihten sonra dava zamanaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin olmadığı, zamanaşımını kesen son işlem olan suça sürüklenen çocuğun mahkeme huzurundaki 21.01.2014 tarihli savunmasından hükmün açıklandığı 31.05.2022 tarihine kadar geçen süreden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.02.2014 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği 24.11.2016 tarihi arasındaki 2 yıl 9 ay 20 günlük durma süresi de mahsup edildiğinde, 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 4. Çocuk Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2022/96 Esas, 2022/208 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2469, K. 2024/8479, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2469-e-2024-8479-k-d7aa3b0c0e6e