Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2459 E. 2024/8181 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2459
- Karar No
- 2024/8181
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/799 D.İş SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2010 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2011 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 6 ay hapis ve 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi nedeniyle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli kararı ile aynen açıklanmasına karar verildiği, hükümlünün temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli kararı ile hükümlerin onanarak kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçların seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.08.2022 tarihli Ek Kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 98 inci maddesi uyarınca infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme işlemi yaptırılması için dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2022 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis; 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması istemine ilişkin Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli kararı ile hükümlünün atılı suçlardan talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlünün itirazı üzerine Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/34836 sayılı Evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58129 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58129 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 250/1. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra), 2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170), 3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra), 4. Gürültüye neden olma (madde 183), 5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra), 6. Mühür bozma (madde 203), 7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206), 8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra), 9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268), suçları. b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar. c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç. d) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç. e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç." şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile; 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçların, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, kararın 21/01/2016 tarihinde verildiği ve 07/06/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden talepname düzenlenerek yargılama yapılamayacağı hususu gözetildiğinde, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası; ''Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. '' şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. 4. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2010 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2011 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 6 ay hapis ve 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi nedeniyle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli kararı ile aynen açıklanmasına karar verildiği, hükümlünün temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli kararı ile hükümlerin onanarak kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçların seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.08.2022 tarihli ek kararı ile 5275 Sayılı Kanun'un 98 inci maddesi uyarınca infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme işlemi yaptırılması için dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2022 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 ay hapis; 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması istemine ilişkin Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli kararı ile hükümlünün atılı suçlardan talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlünün itirazı üzerine Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 5. Dosya kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 6 ay hapis ve 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm de nazara alınarak, "mükerrer dava açılması sebebiyle itirazın kabulü" şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/799 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.