Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2452 E. 2024/8738 K. – Hükümlü Veya

Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2452
Karar No
2024/8738
Karar Tarihi
Konu
Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/145 E. 2021/41 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 30.04.2021 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2023/186 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB- 2023/60889 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB- 2023/60889 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1- 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin 1. fıkrasına göre, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluğu uygulanacak olması karşısında, adli para cezasına hükmedilen sanık hakkında anılan Kanunun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde; 2- Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10/06/2020 tarihli ve 2019/27995 esas, 2020/13032 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, anılan Mahkemesince sanık hakkındaki adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ise de, sanık hakkında neticeten adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. a) 5237 sayılı Kanun'un "Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…) (2) , c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, Yoksun bırakılır." b) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un "Mükerrirlere ve Bazı Suç Faillerine Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri" başlıklı 108 inci maddesi; "Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, c) (Ek:14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının, d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir..." Şeklinde düzenlenmiş olup, 5275 sayılı Kanun'un adli para cezasının infazını düzenleyen 106 ncı maddesinde ise mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiştir. 3. Yukarıda belirtilen düzenlemeler ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; a) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasına mahkum olan hükümlü hakkında cezasının, hürriyeti bağlayıcı ceza olmadığından anılan Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, b) Hükümlü hakkında verilen sonuç cezanın adli para cezası olmasına göre, 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olması ve Kanun'un adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106 ncı maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bodrum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2020/145 Esas, 2021/41 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "Hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53 ve 58 inci maddelerinin uygulanmasına ilişkin (5) ve (9) uncu fıkraların çıkartılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına," Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2452, K. 2024/8738, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2452-e-2024-8738-k-20808fac7138