Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2419 E. 2024/8404 K. – Hükümlü Veya

Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2419
Karar No
2024/8404
Karar Tarihi
Konu
Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/224 Esas, 2022/565 Karar SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli kararıyla hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün itiraz olunmaksızın 14.07.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/5771 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59363 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59363 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın hüküm tarihinden önce anılan mahkemeye sunmuş olduğu 23/06/2022 havale tarihli dilekçesiyle, Mardin Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 28/08/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda "uyum bozukluğu" nedeniyle askerlik yapmasının uygun olmadığına ilişkin sağlık raporunun bulunduğunundan bahisle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği, Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 24/06/2022 tarihli kararında sanığın iddiasına yönelik herhangi bir değerlendirme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmakla, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılarak hukuki durumunun tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin bir ve ikinci fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ; "(1) 251 inci madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. (2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır..” şeklinde düzenlenmiştir. 4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 251 nci maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulandığı ve verilen kararın aynı Kanun'un 252 nci maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Hükümlünün Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtlarına göre karar tarihinde başka suçtan Elmalı T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğu ve yokluğunda verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesine göre hükümlünün bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı itiraz kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmesi gerektiği halde gösterilmeyerek kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak hükümlüde yanılgı oluşturulduğu dolayısıyla inceleme konusu hükmün usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkındaki inceleme konusu kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediğinden olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2419, K. 2024/8404, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2419-e-2024-8404-k-bcf10213a386