Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2261 E. 2025/6321 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2261
- Karar No
- 2025/6321
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2122 Esas, 2022/2330 Karar SUÇ :Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/86 Esas, 2022/895 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/2, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş; karar, sanık tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/2122 Esas, 2022/2330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suç işleme kastıyla paylaşımı yapmadığına, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "..." isimli sosyal medya hesabından ülkemizde yaşayan ... şahıslarla ilgili aşağılayıcı paylaşımlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Tebliğname'de Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinin 16.09.2022 tarihi yerine sehven 19.09.2022 şeklinde; suç tarihinin ise 09.09.2021 tarihi yerine 2021 şeklinde yazıldığı tespit edilmiştir. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, açık kaynak araştırma raporuna ve sanığın aşamalardaki ikrarına göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığının saptandığı ve sanığın ülkemizde yaşayan Suriyeli şahıslarla ilgili aşağılayıcı paylaşımlarına uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 3. Basın ve yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/2122 Esas, 2022/2330 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 307/5. maddeleri uyarınca, sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla ve Tebliğname’ye aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ...Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.