Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2077 E. 2024/8835 K. – Kumar Oynanması

Konu: Kumar Oynanması İçin Yer Ve İmkan Sağlama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2077
Karar No
2024/8835
Karar Tarihi
Konu
Kumar Oynanması İçin Yer Ve İmkan Sağlama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/971 E., 2022/997 K. SUÇ :Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyarınca 15 gün hapis ile 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, itiraz edilmeksizin 02.11.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 2022/33068 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55679 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55679 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..."” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, sanığın aynı eylemi nedeniyle Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/01/2019 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın 02/06/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın eylemi nedeniyle Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/01/2019 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı ... nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, Kabule göre de, 1.Tekerrüre esas alınan Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2014 tarihli ve 2014/175 esas, 2014/530 sayılı kararına konu kasten yaralama suçundan kesin adli para cezası verilmiş olması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 272/3. maddesinde bulunan ''..sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına...karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz..'' şeklindeki düzenleme uyarınca, anılan mahkumiyetin tekerrüre esas alınamayacağı gibi, adli sicil kaydında başkaca tekerrrüre esas alınabilecek bir mahkumiyet hükmünün de bulunmaması karşısında, sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2. Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri; "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ... c. 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d. 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...." şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş,hükme bağlanmış...” ibaresinin aynı bentte yer alan “...seri muhakeme usulü...” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. İncelenen dosyada; Hükümlü hakkında isnat olunan eylemin 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme usulüne tabi olduğu ancak; aynı ... nedeniyle Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2016/246 Esas, 2019/3 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli kararı ile mahkumiyet hükmünün kaldırılarak hükümlünün kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 500,00 TL ile 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin, Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.08.2022 tarihli ek kararı ile kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacaktır. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.10.2022 tarihli seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin kabulü ile Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/971 Esas, 2022/997 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan yedinci fıkrası ise; "... (7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. ...” şeklinde düzenlenmiştir. Hükümlü hakkında aynı ... nedeniyle yargılama yapıldığı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli kararı mahkumiyet hükmü verildiği, kararın kesinleşme tarihi gözetildiğinde yukarıda izah edildiği gibi seri muhakame usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, aynı ... nedeniyle tanzim edilen talepnamenin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Kabule göre ise; 1. Hükümlünün tekerrüre esas alınan kasten yaralama suçundan Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2014 tarihli ve 2014/175 Esas, 2014/530 Karar sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmünün, kesin nitelikte adlî para cezasına ilişkin olduğu belirlenmiştir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.07.2020 tarihli ve 2019/13-123 Esas, 2020/334 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlünün tekerrüre esas alınan kesin nitelikte adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün, tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı ve adli sicil kaydının incelenmesinde başkaca da tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 2. İnceleme konusu hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; "... (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. ..." şeklinde düzenlenmiştir. Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan 15 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adli sicil kaydına göre hükümlünün suç tarihinden önce işlediği suçlardan hapis cezası ile mahkum olduğu bir ilamının bulunmadığı belirlenmiştir. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında hükmolunan 15 günlük hapis cezasının süresi ve adli sicil kaydı dikkate alınarak, adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli 2022/971 Esas, 2022/997 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca; hükümlü hakkındaa kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA, mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca REDDİNE, bozma nedenine göre, ise kabule göre yapılan iki ayrı istem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2077, K. 2024/8835, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2077-e-2024-8835-k-ede9adddd1e4