Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5972 E. 2024/7886 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5972
- Karar No
- 2024/7886
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1753 E., 2022/617 K. SUÇ : Bilişim sistemindeki verileri bozma yoketme, erişilmez kılma,sisteme veri yerleştirme vb. HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın, resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talep olunmuştur. 2. Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.05.2019 tarihli ve 2018/128 Esas, 2019/261 Karar sayılı kararı ile sanığın, ek savunması alınmak suretiyle, zincirleme şekilde, kamu kurumuna ait bilişim sistemindeki verileri bozma, yoketme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme vb. suçundan 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Verilen karar ile ilgili sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2020/1753 Esas, 2022/617 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile, sanığın, atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanığın eylemi sabit olmasına rağmen hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, avukat olan damadı temyiz dışı sanık ...'ın bürosunda çalışmadığı halde, kendisini sigortalı göstermek suretiyle elektronik ortamda işe giriş belgesi düzenleyerek kuruma bildirdiği iddiasına ilişikindir. 2. Katılan kurum şikayet dilekçesi ekinde, sanığın 19.02.2015 ve 14.05.2016 tarihleri arasında sigortalı gösterildiğine, sanık yaz aylarında fiilen çalışmadığı halde işe giriş bildirgeleri düzenlendiğine dair denetim raporunu dosyaya sunmuştur. IV. GEREKÇE Katılan Kurum Vekilinin Sübuta İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden, Sanığın, avukat olan damadı temyiz dışı sanık ...'ın bürosunda çalışmadığı halde, kendisini sigortalı göstermek suretiyle elektronik ortamda işe giriş belgesi düzenleyerek kuruma bildirdiği iddiasına dayanan olayda; Sanığın aşamalardaki savunmalarında, "Damadım olan ... avukat olur, ben ona gelen evrakları müvekkillerine götürüyordum, onun dışında ofisinde oturuyordum, yanında bu şekilde 2015-2016 yılları arasında çalıştım," şeklinde beyanda bulunarak suçlamaları kabul etmemesi, temyiz dışı sanık ...'ın suça konu iş yerinde gider ortağı olan Ö.Ç.Ö'nün tanık olarak alınan ifadesinde "2015 yılında Sercan'ın sekreteri Nilgün'ün işten ayrılması üzerine sanığın çalışmaya başladığını, arada memleketine gittiğini ancak geri geldiğini, evrak ve getir-götür işlerini yaptığını" belirterek sanık savunmalarını doğrulaması karşısında, dosya içinde sanık savunmasının aksini kanıtlar kesin ve somut delil bulunmadığı, bu bağlamda sanığın belirtilen sürede ilgili yerde çalışıp çalışmadığı ve elektronik ortamda hazırlanan işe giriş bildirgelerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun şüphe aşamasında kaldığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, bölge adliye mahkemesi tarafından suçun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek verilen beraat kararı, gerekçesi oy çokluğuyla eleştirilmekle birlikte hukuka uygun bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2020/1753 Esas, 2022/617 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca aynı olay nedeniyle yargılanarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... yönünden gereğinin taktir ve ifası için Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Türk Ceza Kanunu'nun 244/2. maddesi ''Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde olup maddenin gerekçesiyle birlikte yorumlanmasında; Mala zarar verme suçunun özel bir biçimi olarak düzenlenen bu suç ile var olan sistem ve sistemdeki verilerin korunması, hem sistemin hem de sistem içerisindeki verilerin zarar görmemesi amaçlanmıştır. Ancak sistemdeki verilere zarar verme dışında bu maddede tehlike suçu olarak nitelendirilebilecek iki seçimlik hareket daha düzenlenmiştir. Bunlar, sisteme veri yerleştirilmesi veya sistemdeki mevcut verilerin başka yere gönderilmesidir. Sistemdeki verilere müdahale niteliğindeki bu eylemleri gerçekleştiren kişiyi tespit için ise; mülkiyet, tasarruf ve kullanım yetkisine bakmak gerekecektir. Sisteme veri yerleştirme suçunun oluşması için; hukuka aykırı olarak girilen sisteme, veri sağlayıcısı tarafından izin verilmeyen şekilde veri girişi yapmak ya da veri taşıma araçları ile yükleme yapmak gerekir. Fail ise açıklandığı gibi veriler üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmayan, sisteme hukuka aykırı giren kişidir. Yukarıda açıklandığı üzere her ne kadar sanık hakkında atılı suçu işlediği hususunda yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraatine dair hüküm Dairemizce onanmış ise de; sanığa atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerekirken farklı gerekçe ile beraat kararının onanmasına karar verilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmak mümkün olmamıştır.22.10.2024