Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/590 E. 2023/198 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/590
- Karar No
- 2023/198
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Sanığın, yokluğunda verilen hükmün, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesi gereğince savunmasının alındığı sırada son bildirdiği adrese gönderildiği ancak; sanığın bu adreste oturmadığından bahisle tebligatın iade döndüğü, ardından gerekçeli kararın Giresun Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildiği, bu tebligatın da iade olduğu,bu kez gerekçeli kararın sanığın savunmasının alındığı sırada bildirdiği adresine 7201 sayılı Kanun'un 35 ... maddesine göre tebliğ edildiği, son olarak da sanığın ayrı yaşadığı kolluk araştırmasıyla tespit edilen eşi K.G'nin kayıtlı Mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edildiği ve hükmün temyiz edilmemesi üzerine 04.01.2016 tarihinde kesinleştirildiği ancak 35 ... maddenin ikinci fıkrasına göre sanığın daha önceden tebligat yapılan adresine 7201 sayılı Kanun'un 35 ... maddesine göre yapılan tebliğin geçerli olabilmesi için adres kayıt sisteminde adresinin tespit edilememiş olmasının gerektiği, UYAP'... yapılan sorgulamada; sanığın tebliğ tarihinde Mernis adresinin "... Mah. Taflan Sk. No: 4/2 .../ İstanbul"olduğu, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan sanığa yapılan tebliğin usulsüz olduğu, sanığın öğrenme üzerine 12.02.2018 tarihinde yaptığı temyiz talebinin süresinde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Espiye Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2007 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince;11.02.2008 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi gereğince; 31.01.2008 tarihli iddianame ile 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için üç ayrı dava açılmıştır. Açılan davalar Espiye Asliye Ceza Mahkemesi'nce 2007/64 Esas sayılı dosya üzerinde birleştirilmiştir. 2. Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2014 tarihli ve 2007/64 Esas, 2014/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında a) Katılanlar ..., ... ve ...'a karşı iftira suçundan 5237 sayılı Kanun 267 ... maddesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 58 ... maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; b) Mağdurlar ..., ..., ..., ...'a karşı iftira suçundan 5237 sayılı Kanun 267 ... maddesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 58 ... maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; c) Katılanlar ..., ..., ..., ...'e karşı iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 ... maddesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 58 ... maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemleri, 1. Atılı suçu işlemediğine 2. Hakkında verilen cezalarda tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 267 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı,67 ... maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin sekizinci fıkrasında iftira suçundan dolayı dava zamanaşımının mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;sanığın katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik eyleminden katılanlar hakkında inceleme raporunun düzenlendiği 29.10.2006 tarihi; katılanlar ..., ..., ..., ...'e yönelik eyleminden katılanlar hakkında idari soruşturma sonucunda adli işlem yapılmasına yer olmadığına dair kararın verildiği 21.08.2006 tarihi; mağdurlar ..., ..., ..., ...'a yönelik mağdurlar hakkındaki ihbarından döndüğü 11.12.2006 tarihinden itibaren zamanaşımının işlemeye başladığı anlaşılmıştır. Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının katılanlar ve mağdurlara atılı fiili işlemediklerinin sabit olduğu tarihler olan 21.08.2006, 29.10.2006 ve 11.12.2006'dan temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış olduğundan; sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gözetilerek düşürülmesine karar verilmiştir. IV. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesi 23.05.2014 tarihli ve 2007/64 Esas, 2014/270 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin , 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2023 tarihinde karar verildi.