Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5773 E. 2023/1450 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5773
- Karar No
- 2023/1450
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/463 E., 2022/374 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ceza Genel Kurulu'nun 08.03.2016 tarihli 2014/14-261 Esas 2016/117 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, sanık ...'in 07.04.2015 tarihli ilk hükmü süresinde temyiz etmemesi nedeniyle hakkında verilen bu hükmün kesinleşmesi, diğer sanıkların temyiz etmesi ve Yargıtay tarafından temyiz eden sanıklar yönünden hükmün bozulması üzerine, sanık ...'e sirayetine de karar verilmesi sonucu 27.04.2022 tarihinde kurulan hükmü sanık ...'in temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunduğu tespit edilmiştir. SEGBİS aracılığıyla yüzüne karşı hüküm tefhim edilen sanık ...'ya kararın bulunduğu tutanağın bir örneğinin verilmemesi karşısında, sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2010 tarihli iddianamesiyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının (e) bendi ve 53 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2015 tarihli kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 2.000,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2015 tarihli kararının sanıklar ..., ..., ..., ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2019/8581 Esas, 2021/14973 Karar sayılı kararı ile "…Ceza Genel Krulu'nun 25.10.2008 ... ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK.nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, 'Yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmün karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda ... kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden ikiye bölünerek, aynı fiilden dolayı iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacaktır.' a. Olay günü ...'nu yolda gören sanık ...'in mağduru dövdüğü, daha sonra diğer sanıklar ..., ... ve ...'la birlikte sanık ...'in kullanmış olduğu araca zorla bindirip araçta dövmeye devam ettikleri sanık ...'in bıçakla mağduru bacağından yaraladığı, ... kenarına götürüp oradada mağduru tüm sanıkların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları eylemin kül halinde 5237 sayılı TCK.nın 109/2., 109/3-a-b maddelerinde yer ... birden fazla kişiyle silahla ve cebir uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, kasten yaralamanın suçun unsuru olduğu ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 109/3-a-b maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması, b. Sanıkların üzerine atılı suçu cebir kullanmak suretiyle silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlemesi karşısında, TCK.nın 61. maddesi gereğince ... ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109/3-a-b maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (a-b) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hak kuralı nazara alınarak cezaların infazının 3 yıl 4 ay üzerinden yapılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi toplanan delillerin, tanık beyanları ve müşteki anlatımının sanık lehine olmasına karşın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın hangi eylemleriyle müştekiye suça konu olabilecek eylemleri sarfettiğinin belirsiz olduğuna, sanığın mağdura yönelik herhangi bir söz, eylem ve davranışta bulunmadığına, sanığın suçu işlediğine dair somut kesin delil bulunmadığına, sanığın bir anda olayın içinde bulunduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine vesaireye ilişkindir. 2. Sanık ...'nın temyiz istemi müştekiye karşı herhangi bir eyleminin bulunmadığına beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ...'nın temyiz istemi suçsuz olduğuna tanık olarak dinlendiği dosyada sanık olarak yer aldığı için savunma hakkının kısıtlandığına, suçu işlediğine dair dosyada somut delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ...'in temyiz istemi bir nedene dayanmamaktadır. 5. Sanık ...'in temyiz istemi eyleminin olaya seyirci kalmaktan ibaret olduğuna, karşı tarafa karşı şiddet, hakaret veya sözlü eyleminin bulunmadığına olayla uzaktan yakından alakası bulunmadığına, aracı sürerken yolun kenarında durduğuna müştekinin araca bindiğine zorla binmediğine, kararın hukuksuz olduğuna vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay sanık ...'in olay günü yolda karşılaşmış olduğu müştekiyi bilinmeyen bir nedenle darp ... yol kenarında bekleyen diğer sanıkların bulunduğu araca zorla bindirip araç içinde müştekiyi darp ettikleri, sanık ...'un müştekiyi bacağından bıçakla yaraladığı, Deliktaş mevkiindeki ... kenarında araçtan indirdikleri müştekiyi burada da darp ettikleri müştekinin bir yolunu bulup dereye atlayarak kaçtığı iddiasına ilişkindir. 2. Müşteki hakkında düzenlenen doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmıştır. 3. Olay yerini gören kamera kayıtları incelenmiş, CD çözümü yapılarak dosya arasına alınmıştır. IV. GEREKÇE 1. Müşteki ...'nu yolda gören sanık ...'in mağduru dövdüğü, daha sonra diğer sanıklar ..., ... ve ...'la birlikte sanık ...'in kullanmış olduğu araca zorla bindirip araçta dövmeye devam ettikleri sanık ...'in bıçakla mağduru bacağından yaraladığı, ... kenarına götürüp orada da mağduru tüm sanıkların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları tüm dava dosyası kapsamında anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanıklar ..., ..., ..., ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli kararında sanık ... müdafii ve sanıklar ..., ..., ..., ...'in öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğindena sanık ... müdafii ve sanıklar ..., ..., ..., ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2022 tarihinde karar verildi. ...